Salı , Mayıs 23 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Bilanço okumanın püf noktaları

Bilanço okumanın püf noktaları



Yılın ikinci çeyreğine yönelik şirket bilançolarının tamamı 20 Ağustos’a kadar BlSTe gelmiş olacak. Hisse seçiminde iyi bilanço okuyabilmek çok önemli. Analistler, bunu yapamayanlara profesyonel destek almalarını öneriyor…

GEÇEN hafta olumlu haberlerin ve beklentilerin etkisiyle Borsa İstanbul’da yükseliş eğilimi etkili oldu. Bir süre önce düşüş ağırlıklı seyir izleyen BIST-100 endeksi, yurtdışı beklentilerin olumluya dönmesiyle 82.825 seviyesine ulaştı. Borsadaki yükseliş, hisse senedi yatırımcılarını tekrar hisse senedi seçimi ve alımı üzerine düşünmeye itiyor. Kısacası borsadaki yükselişler piyasanın cazibesini artırıyor. Önümüzdeki dönemde ise BIST’te nasıl bir seyir beklendiğini net olarak ortaya koymak zor. Kapak haberimizde de belirtiğimiz gibi borsanın yükselişinde etkili olan birden fazla etken varken, düşüşüne neden olabilecek riskler ve belirsizlikler de az değil. Böylesi bir dönemde ucuz, sağlam ve yükselme potansiyeli olan hisse seçiminin ciddi bir analiz gerektirdiğinde bütün analistler hemfikir. Analiz konusunda yatırımcıların ellerindeki en önemli veri ise şirket bilançoları.

Sanayi şirketlerinin bilançoları

KÂR, SATIŞ VE FAVÖK

Yılın ikinci çeyreğine yönelik bilançolarm tamamının 20 Ağustos’a kadar Borsa İstanbul’a gelmiş olacağını hatırlatalım, Şirketler 2016 yılı ikinci çeyrek bilançolarını en son 9 Ağustos (konsolide olmayan), konsolide olanları ise 19 Ağustos’a kadar açıklamak durumunda. Kısacası yılın ilk altı ayma ilişkin bilançolarm tamamı 20 Ağustos’a kadar borsaya gelmiş olacak.

Peki, bu bilançolara yatırımcılar nasıl bakmalı? Bir şirketin sadece kar etmesi yeterli mi? Yoksa başka rasyolara da bakılmalı mı? Analistlere göre, bilanço analizinde bütün datalar çok önemli. Ama en önemlileri şirketin karı, satışları ve FAVÖK (finansman ve amortisman giderleri ile vergi öncesi kar) rakamları olarak sıralanıyor. Çünkü bütün bunlar şirketin mevcut durumunu çok net olarak ortaya koyuyor.

Borsada alınacak yeni pozisyonların gelen bilanço verileri ışığında belirlenmesi gerektiğine dikkat çeken analistler, bu kapsamda hisse değişimlerinin de yapılabileceğini hatırlatıyor. Diğer bir deyişle yeni pozisyon almak ya da karını realize etmek isteyenlerin önce bilançolarla ilgili bilgilenmesi ve bunların nasıl okunacağını bilerek bir değerlendirme yapması gerekiyor. Her bilanço döneminde yatırımcılara ışık tutması amacıyla bu yıl da hangi datalara dikkat edilmeli ve hangi rasyolar önemli konusunu tekrar ele aldık.

Nelere dikkat edilmeli?

■ Bir şirkette net karın tek başına artması yanıltıcı olabilir. Satışlar, faaliyet karı ve net kar beraber artıyorsa kardaki artış daha güvenilirdir.

■ Şirketin kısa ve uzun vadeli yükümlülüklerinin dönen ve duran varlıklara oranının kıyaslanması gerekir.

■ Şirketin net borcu fazla olmamalı.

■ Döviz borcunun olmaması da önemli.

■ Şirketin net döviz varlığının olması, hisse performansı açısından olumludur.

■ Şirketin öz kaynaklarının ödenmiş sermayeden yüksek olması da dikkat edilmesi gereken verilerden biri.

■ Şirket karlılıklarının ilerleyen dönemde korunup korunamayacağı incelenmeli.

■ Ayrıca maliyet kalemleri ile maliyetlerdeki değişimlerin fiyatlara ne kadar yansıdığına bakılmalı.

■ Bilançolara sadece aktif-pasif olarak bakmak yeterli değil, bilançoları dipnotlarıyla ve geçmiş dönem verileriyle karşılaştırarak okumak gerekiyor.

■ Büyüme potansiyeli dengeli şirketleri belirlenmek amacı ile şirketlerin toplam satışı ile ihracat ve iç pazar dağılımına bakılmalı.

■ Şirketin faaliyet kar marjı sektör ortalamasıyla kıyaslanmalı.

“DİP NOTLAR İHMAL EDİLMEMELİ”

Bilançolarda bir işletmenin belli bir dönemde elde ettiği tüm gelirlerle, aynı dönemde katlandığı bütün maliyet ve giderlerin önemli olduğunu hatırlatan analistler, bilançoları okurken özellikle şirketlerin kısa ve uzun vadeli finansal borçlarına göre borçluluk durumunun ortaya çıkarılmasını öneriyor. Faaliyet karında önceliğin, şirketin esas faaliyetlerinden kar elde etmesi olduğunu söyleyen analistlere göre, söz konusu verinin geçmiş yıl verileriyle karşılaştırması gerekiyor. Öte yandan net karm, şirketin bir sonraki yıl temettü ödemesi açısından da önemli olduğu hatırlatıyor. Analistler, bütün bunların yanı sıra bilanço analizinde en doğru hareketin, bilançoları dipnotları ve geçmiş dönem verileriyle karşılaştırarak okumak olduğunu belirtiyor.



“SADECE KÂR ETMEK YETMEZ”

Nitekim gelir tablosunda tek başına net karm artmasının yanıltıcı olabileceğine dikkat çeken Kapital FX Araştırma Uzmanı Enver Erkan, “Satışlar, faaliyet karı ve net kar beraber artıyorsa, kardaki artış daha güvenilir olur. Ayrıca şirketin kısa ve uzun vadeli yükümlülüklerinin dönen ve duran varlıklara oranı da kıyaslanmalı. Bununla beraber şirketin net borcunun (TL/döviz) fazla olmaması, hatta net döviz varlığının yüksek olması hisse performansı açısından önemlidir” diyor. Şirketin öz kaynaklarının, ödenmiş sermayeden yüksek olmasının yatırımcı açısından oldukça önemli olması gerektiğini kaydeden Erkan, bilanço analizinde şu kalemlere dikkat edilmesini öneriyor:

“Yatırımcılar kar rakamları haricinde, şirketlerin karlılıklarının ya da zararlarının bir defaya mahsus olup olmadığına (arsa satışı vs. olmuş olabilir) da bakmalı. Çünkü şirketlerin karlılıklarının ilerleyen dönemde de korunup korunamayacağı çok önemli. Bu nedenle özellikle karlılık rasyolarınm takip edilmesi gerekir. Diğer önemli unsur da maliyet kalemleri ve şirketlerin maliyetlerdeki değişimleri fiyatlarına ne kadar yansıttığı. Öte yandan bilanço haricinde şirket özelinde yatırımların olması (kapasite artırımı, yeni fabrika alımı, inşası) şirket birleşmeleri, satın almalar, yeni iş kollarına girilmesi gibi faktörler de göz ardı edilmemeli.”

Öte yandan yılın ikinci çeyrek bilançolarında en önemli kalemin, şirketlerin döviz bazlı risklerini yansıtan kur farkı zararları olacağını belirten analistler, yatırımcıların bütün bu bilanço verilerini tek başlarına yapmalarının pek mümkün olmadığını hatırlatarak profesyonel destek almanın önemine de dikkat çekiyor.

Bilanço analizinde sık kullanılan veriler

■ Aktif karlılık: Bu veri şirketin yaptığı yatırımın karlılığını, diğer bir deyişle aktif değerlerin ne ölçüde verimli kullanıldığını belirtir. Aktif karlılığındaki artış, şirketin kaynaklarını etkin bir şekilde kullandığını gösterir. (Net kar/Aktif toplamı] x 100

■ Net kar marjı: Bu marj, şirketin net karının net satışı içerisindeki payını belirtir. Şirketin satışlarının kara yansıma payını gösteren bu oranın yüksek çıkması ve geçmiş dönemlere göre artış eğilimi göstermesi, şirketin verimli çalıştığını gösterir. (Net kar/Net satışlar] x 100

■ FAVÖK: Açılımı finansman giderleri, amortisman giderleri ve vergi öncesi kar olan bu verinin artıda olması, analistler için en önemli kriterlerdendir. Çünkü şirketin gerçekten esas faaliyetinden kar edip etmediği ve ekonomideki toparlanmaya katılıp katılamadığı bu veriyle anlaşılabilir.

■ Özsermaye karlılığı: Dönem karının özsermaye içerisindeki oranını verir. Özsermaye karlılığı, şirketin sahip veya sahipleri tarafından sağlanan sermayenin bir birimine düşen karı ortaya koyar. İşletme sahip veya sahiplerine, faizler ve vergiler ödendikten sonra kalan kısmı gösterir. Bu nedenle mümkün olduğunca yüksek çıkması gerekir. Oranın dönemler itibariyle artış eğilimi göstermesi, ortakların gelirinin artma eğiliminde olduğunu gösterir. (Net kar/Özsermaye] x 100

■ Esas faaliyet dışı finansal gelirler: Esas faaliyetler dışında, finansal araçlardan kaynaklanan faiz, kur farkı, alım-satım kar/zararı, değer artışı temettü gibi finansal gelir ve giderler bu kalemlerde gösterilir.

■ Satış karlılığı: Sanayi şirketleri için satış gelirleri, bankalar için net faiz geliri, sigorta şirketleri içinse ‘genel teknik bölüm dengesi’ esas alınır. Elde edilen karın brüt ya da net satışlar içindeki oranını gösterir. (Net kar/Satışlar] x 100

■ Cari oran: Dönen varlıkların kısa vadeli borçlara oranını verir. Dönen varlıklar/kısa vadeli borçlar, şirketin kısa süreli borçlarını ödeyebilme gücünü ve net işletme sermayesinin yeterli olup olmadığını gösterir. Cari oran değerlendirilirken, şirketin faaliyette bulunduğu endüstri kolu, dönen varlıkların yapısı, dönen varlıkların gerçek değeri, dönen varlıkların değerlerinde değişme olasılığı, şirketin satın alma ve satış koşulları, stok devir hızı, alacak devir hızı göz önünde bulundurulur. Ayrıca şirketin ticaret bankalarıyla ilişkisi (bankalarda kullanılabilir kredi limitinin bulunup bulunmaması], mevsimlik hareketlerin etkisi, satışlarının yıl içerisindeki dağılımının düzenli olup olmadığı ve gerektiği zaman borçlanarak likidite sağlayabilme olasılığına da bakılır.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir