Kapat !
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Beklenti bitmedikçe düşüşler yeni alıcı getirir

Beklenti bitmedikçe düşüşler yeni alıcı getirir



Yeni kurulacak hükümet için tüm kombinasyonlar masada. Hangisi gerçekleşir bilinmez. Bu nedenle BIST’te, çıkacak senaryolara göre aşağıda ya da yukarıda daha gidilecek çok yol var…

SEÇİMLER geride kaldı ama siyaset hala ana gündemimiz. Dört partili Meclis’te hükümete yönelik tüm kombinasyon seçenekleri masaya yatırılıyor ve eninde sonunda Meclis’in yeni aritmetiğinin, yeni bir seçim senaryosunu ortadan kaldıracak bir hükümet doğuracağı fiyatlanıyor.

Geçen hafta seçimin ilk şoku ile büyük bir boşluk bırakarak düşüşle açılan Borsa İstanbul’un (BIST) bu boşluğu tekrar doldurmasının sebebi bu. Söz konusu boşluk dolmuş olmasına rağmen gelinen fiyatlar, ne kurulmuş bir hükümeti ne de bir erken seçim ihtimalini yansıtıyor. Bu nedenle aşağıda da yukarıda da ortaya çıkacak senaryolara göre daha gidecek çok yolumuz olduğunu düşünüyoruz.

beklenti

KOALİSYON SÜREÇLERİ

2002 yılında başlayan tek partili çoğunluk hükümeti döneminin sonlanması, unutulan ve hatta bazıları tarafından hiç bilinmeyen koalisyon dönemi davranışlarının tekrar gündeme gelmesine neden oldu. Bu nedenle gözler 2002’den önceki seçimlere döndü. 90’larm başından başlayarak 2002’ye kadar olan süreçte görülen koalisyonlar hatırlanmaya başlandı.

Son olarak 1998 sonraki süreç akla geldiği için “koalisyon ve onu getiren süreç piyasa için negatiftir” algısı ön plana çıktı. 97 Asya krizi, 98 Rusya krizi, 99’da Cumhuriyet tarihinin en büyük yıkımlarına neden olan Gölcük ve Düzce depremleri gibi birçok sorunun bu döneme denk gelmesi, ekonomik açıdan da finansal piyasalar açısından da bir talihsizlikti.

Dönemin Başbakan’ının sağlık sorunları ve artan siyasi tansiyon da bu sürecin tuzu biberi oldu ve piyasalarımız bu dönemi oldukça sıkıntılı geçirdi. Son olarak akılda kalanın bu dönem olması ve krizi su üstüne çıkaranın da “Anayasa tartışması” olması, “koalisyon piyasa için kötüdür” algısını besledi.

1995 SEÇİMLERİ VE SONRASI

1995 yılı seçimleri, koalisyon kurulma sürecinin ve bu sürecin piyasaya etkilerinin incelenmesi açısından bugün için daha iyi bir örnek gibi duruyor. Bu nedenle bu sürece biraz daha yakından bakmak daha doğru olur…

Yan sayfadaki ikinci grafikte görüldüğü üzere bugün konuşulanın aksine seçimden sonra ortaya çıkan karışık tabloya rağmen borsa yüzde 100’e yakın yükselmeyi başarıyor. Bu süreci biraz daha detaylı anlatmaya çalışacağız ancak bizim düşüncemiz seçim sonrası hükümet beklentisi bitmediği sürece düşüşler yeni alıcıları, yeni alıcılar da yeni zirveleri getiriyor.

Bu nedenle bugün de önceliğimiz, kim kimle koalisyon kuruyor

sorusundan önce, beklentilerin sonuna gelindi mi gelinmedi sorusuna cevap aramak olacak.

1995 seçimlerinden birinci parti olarak Refah Partisi (RP) çıkıyor, oyların yüzde 21.4’ünü alan RP 158 milletvekili kazanıyor. Anavatan Partisi 132, Doğru Yol Partisi 135, Demokratik Sol Parti 76, Cumhuriyet Halk Partisi de 49 milletvekilliğine sahip oluyor. Seçimlerden hemen sonra başlayan hükümet kurma girişimleri sırasında Refah Partisi Genel Başkam Necmettin Erbakan önce ANAP ile koalisyon kurmayı deniyor bu olmayınca da, görevi devralan Anavatan Partisi ve Doğra Yol Partisi 3 Mart 1996 tarihinde, seçimlerden yaklaşık iki ay sonra, bir koalisyon protokolü imzalıyor. Bu protokol doğrultusunda 6 Mart 1995 ANAP-DYP koalisyonu (ANAYOL) kuruluyor ve göreve başlıyor.

Ancak Anayasa Mahkemesi, Bakanlar Kurulu’nun güvenoyu almış sayılabilmesi için toplantıya katılan 544 üyenin yarısının bir fazlası olan 273 kabul oyu gerektiğini belirterek söz konusu olan oylamanın 14 Mayıs 1996 tarihinde iptaline karar veriyor. Böylece hükümet düşüyor ve hükümet kurma görevini alan Necmettin Erbakan’m başkanlığında 28 Haziran 1996’da, RP ile DYP arasında Refahyol Hükümeti kuruluyor. Bu hükümet 8 Temmuz’da güvenoyu alıyor.

Bugün yukarıdaki senaryoya benzer bir durumun ortaya çıkacağı ve kalıcı bir hükümet kurmanın yedi ayı bulacağı söylense ve ardından piyasalarımızın reaksiyonu sorulsa, ortaya çıkabilecek senaryoları bir düşünün. Bir de aşağıdaki grafikte bu dönemin o zamanki adıyla İMKB-100 Endeksi’nde nasıl fiyatlandığma bakm. Grafikte dikey çizgiler, az önce açıkladığımız önemli olayların tarihlerini gösteriyor. İlk mavi çizgi seçim tarihi. Seçimden önce başlayan negatif hava seçimin ardından birkaç gün daha devam ediyor. Sonra koalisyon ihtimalleri konuşulmaya başlanıyor, görevi alan Refah Partisi hükümeti kuramıyor ama borsa yükseliyor. Ardından görevi alan ANAP, DYP ile protokolü imzalıyor ve hükümet güvenoyu alıyor. Beklentinin bitmesinin ardından sınırlı bir düzeltme görülse de hükümet coşkusu bir süre daha devam ediyor. Refah Partisi’nin güvenoyunu Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıması ile yeni bir belirsizlik doğuyor.

AYM’nin başvuruyu haklı bulması yani hükümetin düşmesi ise yeni bir belirsizlik doğuruyor. Erken seçimin değil de yeni koalisyon seçeneklerinin konuşulmaya başlanması yeni bir beklenti alımmı getiriyor. 28 Haziran’da kurulan Refahyol Hükümeti 8 Ağustos’ta güvenoyu alıyor.

Güvenoyu ile birlikte beklentinin sonlanması yeni bir kar realizasyonu getiriyor. Tüm bu dalgalara rağmen endeks seçim sonrası 337’den başlayan yükselişle 650-700 aralığına oturuyor. Bu sürecin ardından altı ayda da 1.200’e kadar yükselen bir endeks görülüyor.

Bu anlattıklarımız yanlış anlaşılmamalı… Bu seçimin ardından hükümetin kurulma süreci BIST’i ikiye katlar gibi bir iddiamız yok. Anlatmaya çalıştığımız şey; eğer yolun sonuna gelinip erken seçim karan alınmadıysa, yani bir kenarda hala pozitif bir beklenti varsa, bunun borsada yükselişe neden olacağı. Bu beklenti fiyatlanıp, belirli bir seviyeye ulaştığında da beklentinin bitmesiyle yani beklenen hükümetin kurulmasıyla, sınırlı da olsa bir düzeltme yaşanacağı.

Eğer geniş tabanlı ve kalıcı bir hükümet kurulacaksa BIST’in daha gidecek yolu olduğunu, bu süreçte seçimden önceki dönemde görülen zirvelerin hedefte olacağını düşünüyoruz. Yani yüzde 100’lük bir prim beklentimiz yok. Aynı şekilde kurulan hükümet piyasa tarafından kabul görürse dolar/TL’de de kalıcı olmasa da hızla 2.55-2.60 aralığına doğru bir geri çekilme görebiliriz.

Herkesin bildiğinden para kazanılamaz

2013’ün son günlerinde 17 Aralık olarak bilinen malum sürecin başlamasıyla 2014’ün iik yarısı için BIST’e bakış oldukça negatifti. 2014’ün ilk yarısı için negatif seyir beklentisi neredeyse konsensüs haline gelmiş, ikine! yarı içinse düzeltme ve FED ile daha kötü bir dönemin başlayabileceği beklentisi arasına sıkışılmıştı. Aşağıdaki grafikte görüldüğü üzere 2014’ün ilk günleri hariç önemli bir ralliden bahsetmek mümkün. İkinci yarı ise ne düzeltme ne yıkım tam bir konsolidasyon süreci olmuştu. 2015’e başlarken de bu sefer düşen petrol fiyatları ile uzun soluklu bir ralli bekleyenlerin sayısı çoğalmış, ikinci yarı içinse FED faiz artışı ile negatif bir tablo beklentisi ortaya çıkmıştı. Yılın ilk yarısı eğride kaldı ve beklentinin aksine oldukça negatif bir dönem geride kaldı. Şimdi yılın ikinci yarısına hazırlanıyoruz ve konsensüs FED ile birlikte negatif bir tablo oluşması yönünde. Tarih bir kez daha tekerrür eder mi hep beraber göreceğiz ama herkes aynı görüşteyse temkinli yaklaşmakta fayda var.





Bunu da İnceledinizmi ?

Fon Yöneticilerinden Yatırım Stratejileri

Piyasalar yüksek dalgalanmanın yaşandığı bir yılı geride bıraktı. 2016 yılana göre daha iyimser bir hava …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir