Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Barış kalıcı olursa, yatırımlar coşar

Barış kalıcı olursa, yatırımlar coşar



Barış Süreci başlayalı 20 ay oldu. Arada gerilim artsa da barış rüzgârları hala esiyor. Şimdi süreç yasal bir zemine oturacak. Bölgedeki iş dünyasının umudu herkesten fazla. Barışın kalıcı olmasıyla bölgede yatırım patlaması bekleniyor…

İKİ yıldır devam eden “Barış Süreci” TBMM’de (Türkiye Büyük Millet Meclisi) kabul edilen kanun ile yasal bir altyapıya kavuşuyor. Tasarının TBMM 25 Temmuz’da tatile girmeden kanunlaşması bekleniyor.

Bölge işadamlarının gözü kulağı TBMM’den çıkacak kararda. Konuştuğumuz bölge işadamları ve oda başkanları, Barış Süreci’nin başlaması ve teşvik yasasıyla birlikte bölgeye ciddi yatırım taleplerinin geldiğini söylüyorlar. İşadamları, sürecin kalıcı olması halinde ise adeta yatırım patlaması yaşanacağını vurguluyorlar.

baris sureci ve yatirimlar

6 MİLYAR TL’LİK YATIRIM TEŞVİKİ

Hükümet geçtiğimiz yıllarda Barış Süreci’nden bağımsız yeni bir teşvik yasası açıklamıştı. Yasanın sağladığı avantajlar bu yılsonuna kadar devam ediyor. Diyarbakır, Siirt, Bingöl, Ağrı, Mardin, Şırnak gibi illerin bulunduğu altıncı bölgede yatırım yapan firmaların işçiler için ödeyeceği gelir vergisi kesintisi ve sigorta primi 12 yıl süreyle devlet tarafından karşılanıyor. Bu illerde yapılacak yatırımlara devlet faiz desteği de veriyor.

Örneğin, altıncı bölgede TL kredisi kullananlara yedi puan, döviz kredisi kullananlara iki puan destek veriliyor. Bu desteğin azami tutarıysa 900 bin TL. Teşvik Yasası ikinci yılma girerken bölgede yatırım yapmak için alman belge sayısı 250’yi buldu. Bu belgelerin yatırım karşılığı ise 6 milyar TL seviyelerinde. Bu yatırımların sonunda ilk etapta 30 bin kişinin istihdam edilmesi hedefleniyor.

BÜYÜK GRUPLAR İLGİLENİYOR

Tabii bu yatırımların realize olması, yatırıma dönüşmesi sürece bağlı. Güven ve istikrar tam sağlanamaz ise bu yatırımların büyük kısmının gerçekleşmesi zor görünüyor. Ancak bölge işadamları oldukça umutlu. Şimdiden Koç, Sabancı, Eczacıbaşı, Ülker, Sanko gibi büyük grupların yatırım için bölgede araştırma yaptırdıklarım belirtiyorlar. Büyük grupların dışında tekstil ve konfeksiyon şirketlerinin bölgeye yoğun ilgisi var. Hatta yatırım yapanlar bile var. ISO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde yer alan Kahramanmaraş merkezli îskur Tekstil ve Önteks, Diyarbakır’da bin kişinin üzerinde istihdam yaratacak yatırımlara başlamış dürümdalar.

Güneydoğu Anadolu’nun en önemli ili kuşkusuz Diyarbakır. Turizmciler, tekstilciler ve mermercilerin ilgi odağında. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar, Barış Süreci’nin kalıcı olması halinde bölgede yatırım patlaması yaşanacağını vurguluyor. 30 yıllık çatışma ortamında bölge işadamlarının bile yatırım yapmaktan çekindiğini vurgulayan Sayar, “Sü-“”Âhmet Sayar recin kalıcı olup olmayacağı herkes gibi iş dünyası tarafından da yakından takip ediliyor. Sürecin yasal alt yapıya kavuşması bize göre tarihi bir dönüm noktası” diyor.

DİYARBAKIR’A BEŞ YILDIZLI OTEL

Diyarbakır’ın genç bir nüfusa sahip olduğunu söyleyen Sayar, Barış Süre-ci’nden sonra OSB’de yer taleplerinin arttığını, 570 hektarlık OSB’ye 188 hektar daha ilave edildiği bilgisini veriyor. Talebe göre OSB’yi daha da büyüteceklerini ve yeni yatırımlarla 4 bin kişinin iş imkanına kavuşacağım söyleyen Sayar, ayrıca 120 hektarlık Tekstil İhtisas OSB’si kurduklarını belirtiyor. Îskur, Önteks gibi birçok firmanın burada yatırım planladığı, bu yatırımların beş bin kişiye yeni iş imkanı sağlayacağı müjdesini veren Sayar sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Emek yoğun sektörler için Diyarbakır çok cazip. Hem il içinden hem de il dışından yatırımlar var. Madencilik ve mermer alanında zengin kaynaklarımız var. Bu alanlarda yatırım yapılabilir. Tarıma dayalı sanayi kollarında fırsatlar var. Bölge inanç ve kültür turizmi açısından zengin. Şu anda altı tane beş yıldızlı otel inşaatı devam ediyor. Hilton. Divan, Green Park açıldı. Dcdcman’ın yatırımı devam ediyor. Birkaç inşaat daha var. Ulusal zincirlerle görüşülüyor. Turizm alanında yatak kapasitesi iki kat artacak. Şehrimizde yeni yatırımları kaldıracak potansiyel var.”

Terörden en az etkilenen Şanlıurfa, Barış Süreci ile birlikte en çok ilgi çeken illerden biri oldu. Koç Holding, Harranova Besi Çiftliği’ni ve Tat Konserve tesislerini satarak Şanlıur fa’dan çıksa da bölge yatırımcıların ilgi odağı olmaya devam ediyor. Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sabri Ertekin, teşvik yasasından sonra bölgede 1.2 milyar TL yatırım değeri olan teşvik belgesi alındığını açıkladı. Barış Süreci’nin kalıcı hale gelmesiyle birlikte yatırımların daha da artacağını söyleyen Ertekin, “Özellikle konfeksiyon sektöründen yatırımlar söz konusu. Pınar Süt’ün 100 milyon TL’lik yatırımının temeli atıldı. Yine Hakan Plas^ tik’in 96 milyon TL’lik yatırımı devam ediyor. 2016 yılına kadar teşvik belgesi alan yatırımların tamamlanmasını bekliyoruz. Toplamda 15 bine yakın kişi istihdam edilecek” diyor.

MUŞ, ESKİ GÜNLERİNİ ARIYOR



Muş, iki büyük ovası, nehirleri ve barajlarıyla aslında büyük avantaja sahip. Sadece bu potansiyelin hareketlendirilmesi gerekiyor. Teşvik Yasası sonrasında bir çok yatırımcının uğradığı bir il. Bölgede büyük yatırımlar söz konusu. Sabancı Holding şirketlerinden EnerjiSA’nm 800 milyon dolarlık Alparslan II Santral Sulama ve Projesi teşvik belgesi alan en büyük yatırım olarak öne çıkıyor. Yurt Çimen-to’nun 179 milyon dolarlık klin-ker üretim tesisi ise ikinci büyük yatırım. Alparslan II projesi 2017 yılında devreye girecek. Yurt Çimento ise üretime başla-Sabri Ertekin rnış. Hasip Genccr’e ait Doruk Holding ise 76 bin dekarlık TİGEM Çiftliği’ni 30 yıllığına kiralamış.

Muş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Fatih Cengiz, TİGEM çiftliğinin devlette iken bölgeye daha yararlı olduğunu, yeni sahiplerinin Muş’a hiçbir katkısının olmadığını savunuyor. Fatih Cengiz, Muş’taki yatırım imkanlarıyla ilgili olarak ise şunları söylüyor:

“Muş’ta iki büyük ova var. Muş ve Malazgirt Ovaları. Nehirleri ve barajlarıyla sulama imkanı da var. Muş 1971 yılında Türkiye’nin en büyük hayvancılık ve bakliyat merkeziydi. Özellikle nohut üretiminde bir numaraydı. Terör sonrasında hayvancılık ve tarım neredeyse bitti. Biz 1971 yılma geri dönmek istiyoruz. Barış Süreci kalıcı hale gelirse bu potansiyel yeniden harekete geçecektir. Bölge tarım ve tarıma dayalı sanayi sektörleri için çok uygun bir yatırım yeri. Sanayiciler, Zafer Çağlayan’m Ekonomi Bakanı olduğu dönemde sıkça gelirlerdi. Bazıları yatırıma dönüştü. Tekstil ve ayakkabı sektörlerinden yatırım yapanlar var. Barış ve güven ortamıyla bu yatırımların devamının gelmesini bekliyoruz.”

MARDİN’E TURİZMCİ İLGİSİ

Mardin tam anlamıyla bir turizm cenneti. Bu nedenle doğal olarak bölgede otel yatırımları öne çıkıyor. Nitekim teş-viğe bağlanan en büyük yatırım da otelle ilgili. Mardin Kale Otelcilik, 99 milyon dolara 800 yatak kapasiteli bir otel kurmak için kolları sıvamış. Mardin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Ali Tutaşı, turizm yatırımcılarının yoğun ilgisine dikkat çekiyor:

“Maalesef diğer alanlarda yeterince yatırımcı çekemiyoruz. Sermaye tedirgin. Genelde yatırımcılar da Mardinli işadamları. Dışarıdan ilgi yok. Bizim isteğimiz diğer yatırımcıların da gelmesi. Ancak gelecek adına umutluyuz. Kale Grubu yatırım için nabız yokluyor. Birinci OSB’miz dolmak üzere. İkincisini açacağız. Mardin dışından yatırımcıları bekliyoruz. Bunun için işadamlarımıza dönük tanıtım toplantıları yapıyoruz.” Adıyaman, Güneydoğu’nun terörden en az etkilenen illerinden biri. Tarihi ve doğasıyla öne çıkan ilde tekstil yatırımları bulunuyor. Adıyaman’ın tek dezavantajı diğer iller gibi 6’ıncı bölgede değil, 5’inci bölgede yer alması. Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Uslu, çözüm sürecinin kalıcı hale gelmesi halinde Adıyaman’ın da ciddi yatırımlar alacağına inanıyor. Uslu, “Teşvik konusunda 5’inci bölgedeyiz. Komşumuz Şanlıurfa 6’mcı bölgede.

Bu noktada biraz şansızız ama çok önemsemiyoruz.

Önemli olan barış sürecinin kalıcı hale gelmesi” diyor. Uslu’nun verdiği bilgiye göre Adıyaman ve ilçelerinde toplam 4 OSB var. Adıyaman merkezdeki dolmuş, ilave yapılmaya çalışılıyor.

Özellikle tekstil sektöründen yatırımlar alıyor.

Doğu’da en fakir illerin başında kuşkusuz Hakkari geliyor. İlde sa- – yusuf Cengiz dece devlet yatırımları bulunuyor. Barış sürecinin yasalaşması Hak-karili işadamlarını heyecanlandırmış. Hakkari Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Servet Taş, şunları söylüyor: “Barış süreci 20 aydır devam ediyordu. Ancak hep bir acaba vardı. Yasa ile bu sürece olan inanç arttı. Bunun kalıcı olması halinde hem bölge hem ülke kazanır. Hakkari’nin ekonomisine çok ciddi katkı sağlar. Hemen yatırımlar gelir mi bilemeyiz ama iki ülke ile sınırı olan bir iliz. İhracat kapısı olabiliriz. İstanbul’dan, Denizli’den, Bursa’dan İran ve Irak’a mallar gidiyor.

Niye bazı üretim bantlarını Hakkari’ye taşıyıp kısa yoldan ihraç etmesinler. Bunlar mümkün. Ama önce barışın kalıcı hale gelmesi gerekiyor. İşadamları güven ve huzur ortamı istiyor.

TUNCELİLİ ÖZEL BÖLGE İSTİYOR

Teşvik bölgeleri belirlenirken TÜİK verileri baz alınmıştı. Tunceli, Keban Barajı nedeniyle 6’ncı bölgede yer alması gerekirken 5’inci bölgede yer almıştı. Bu nedenle yıllardır terörden en fazla etkilenen illerden biri olan Tunceli’nin yatırımcı çekmek için pek fazla bir avantajı bulunmuyor.

Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Cengiz de bu duruma dikkat çekiyor. Cengiz, “Tunceli’nin durumu ortada. Bir işadamı özel bir teşvik yok ise neden Tunceli’ye gelsin. Aksaray, Çankırı gibi illerle biz nasıl yarışalım. Bu durumun düzeltilmesi için çok uğraştık ama bir yol alamadık. Tunceli’nin bırakın 6’ıncı bölge aslında özel bir bölge olarak belirlenmesi lazım. 6’ıncı bölgede olmasını bile kendi içinde ikiye ayrılmalı.

Tunceli ile Diyarbakır aynı mamalı. Daha özel teşvikler verilmeli ki yatırımcı gelsin” diyor. Her şeye rağmen Tunceli’de yatırım yapmaya çalıştıklarını söyleyen Cengiz, teşvik yerine engellerle karşılaştıklarını söylüyor. 30 tane işadamının bir araya gelip Munzur Turizm A.Ş.’yi kurduklarını söyleyen Cengiz, Maliye Bakanlığı ve Milli Emlak ile anlaşarak 50 dekarlık bir yer tahsisi aldıklarım ama ardmdan yönetmelik değiştiği için tahsisin yapılmadığından şikayet ediyor.

Oysa bu arazi üzerinde 10 milyon TL’lik 200 yataklı bir tatil köyü kuracaklarım belirtiyor. Bu sorunun çözülmesini beklediklerini ifade eden Cengiz, Tunceli OSB’de süt, süt ürünleri, mobilya ve yemek sektöründe 11 işletmenin faaliyet gösterdiğini belirterek “Barış Süreci’nin devamı ile birlikte yeni yatırımlar mutlaka olur” diyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir