Pazartesi , Temmuz 24 2017
Anasayfa / Pazarlama Reklam / Anı yakala, başarılı ol!..

Anı yakala, başarılı ol!..



Anı yakala, başarılı ol!..

Teknoloji, şirketlerin hayal gücünü özgürleştirdi. Şirketler artık başarısızlıktan korkmuyor. Facebook Amazon gibi, Amazon Apple gibi, Apple Google gibi davranıyor. Anı yakalayabilen şirketler başarıyor…

TEKNOLOJİ, tüm dünyayı değiştirmeden önce ‘büyüme ve başarı stratejisi’ kavramı şirketler açısından çok farklıydı. Şirketler, belki onlarca yıl boyunca aynı sektörde aynı işi sürdürüyor, yeni yatırım yaparken başarısı kanıtlanmış olanı tercih ediyor ve daha az riskli olana yönelik eğilim taşıyordu. Bir şirketi büyük yapan etken, sektörde kök salmak ve istikrardan şaşmamaktı.

basarili sirket olmak

Oysa’yeni ekonominin ruhu çok farklı. Bugünün şirketleri artık ‘an’ı yakalıyor, esnek olmayı esas alıyor, yeni tüketicinin beynini okuyor, olası ihtiyaçlara anmda yanıt verebilecek şekilde kendini dönüştürüyor. Dijitalleşen dünyada zamanın ruhu sürekli ve takip edilmesi güç bir hızla değişiyor.

NE ZAMAN İHTİYACA DÖNÜŞTÜ?

Kasetçalardan cd çalara geçişimizi hatırlıyoruz belki ama mp3 çalarlar, iPod ve » Spotify nasıl ve ne zaman hayatımıza girdi, bir ihtiyaca nasıl dönüştü, bu süreçleri hatırlamak o kadar kolay değil.



Bugün yeni tüketicinin talebi her an farklılık gösterebiliyor. Trendler süratle değişiyor ve değişen, farklılaşan, gelişen taleplere henüz daha o ihtiyaç hasıl olmadan yanıt verebilen, bir bakıma ihtiyacı ‘tanımlayan’, ‘ihtiyaç haline getiren’ şirketler ‘oyunda kalmaya’ devam ediyor. Diğerleri ise eleniyor.

Her geçen gün eski ihtiyaçlarımıza yepyeni çözümler ve beraberinde yepyeni ihtiyaçlar doğuyor ve ölüyor. Yani bugün modayı takip etmek sadece tüketiciler için bir prestij meselesi olmaktan çok uzak, yeni ekonomide moda ‘şirketlerin modayı takip etmesi’, anı yakalaması ve güncel ihtiyaçlara çağm gerektirdiği gibi yanıt vermesi. Üstelik bu durum şirketler için tüketiciler için olduğundan çok daha hayati önem arz ediyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SAĞLAMAK

Bu açıdan bakıldığında bir markanın sürdürülebilirliğini sağlayabilmesi eskiye nazaran hem çok kolay hem de zor. Zor; çünkü artık alışılmışın dışına çıkmak gerekiyor. Keşifçi olmak, açık fikirli olmak, risk almak, yüksek teknolojinin ritmini yakalamak, yeni koşullara hızlı adaptasyon, araştırmacı, dinamik bir ruha ve ekibe sahip olmak şart. Artık şirketlerin, daha da şeffaflaşan piyasa ekonomisi şartlarında bir sektörden diğerine, gelişen ihtiyaçlar doğrultusunda yatırım alanlarını kaydırması ya da birbiriyle organik bağı olmayan birkaç sektöre aynı anda yatırım yapması son derece olağan. Kolay; çünkü aklınıza gelen her şeyi yatırıma dönüştürebilir, başarısız olmanız halinde itibar kaybına uğramadan yolunuza gönül rahatlığıyla devam edebilirsiniz. Ar-‘doğru’ üzerindeki tekel kalktı, birden çok doğru ve o doğrulara giden birden çok yol var.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir