Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / ABD ekonomisindeki toparlanma Türk ihracatçılar için fırsat oldu

ABD ekonomisindeki toparlanma Türk ihracatçılar için fırsat oldu



ABD ekonomisindeki toparlanma Türk ihracatçılar için fırsat oldu. Global kriz döneminde 3 milyar dolara gerileyen ihracat bu yıl 6 milyar doları bulacak. Mermer, hazır giyim, ev tekstili, demir çelik, mobilya, şekerli mamuller gibi sektörlerde ihracat patlaması yaşanabilir…

ABD ekonomisindeki toparlanmaAMERİKA Birleşik Devletleri 15 trilyon dolar ile dünyanın en büyük ekonomisine sahip. Bu devasa ekonomi yılda 2.5 trilyon doların üzerinde ithalat yapıyor. Haliyle bütün dünya için en cazip pazar konumunda. Türkiye’nin bu devasa pazara ihracatı ise 5 milyar dolar seviyelerinde. Bu ülkeye tekstil, hazır giyim, mermer, çelik, demir, kimyevi maddeler, kuru meyve, fındık, mobilya, deri, halı, otomotiv, çikolata, bisküvi, zeytin, zeytinyağı, gemi, tütün, makine gibi ürünler satıyoruz.

Türkiye’nin ABD’ye ihracatı 2006 yılında 5 milyar dolara yaklaşmıştı. Ancak 2008 yılında ABD ekonomisinde yaşanan krizle birlikte ihracatta ciddi bir travma yaşandı. Birçok sektör ihracat yapamaz hale geldi. İhracatımız yüzde 50’ye yakın daralarak 3 milyar dolara geriledi. Ağırlıklı olarak ABD’ye ihracat yapan mermer, çelik ve ev tekstilindeki birçok firma sıkıntılı bir süreç yaşadı. Ama bu kötü günler geride kaldı. ABD’ye ihracat yeniden ivme kazandı. Bugün eskiden de daha iyi noktaya geldi. Yılın ilk 10 ayında 5 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirildi. Kasım ve aralık ayıyla birlikte rakamın 6 milyar doları aşması bekleniyor.

Rakamlardaki artış birçok ihracatçı sektörün tekrar ABD pazarına odaklanmasına neden oldu. Bu devasa pazardan pay almanın stratejileri yapılmaya başladı. Biz de ihracatçılara bu pazara dönük çalışmalarını ve hedeflerini sorduk. İhracatçılar ekonomisinden güçlü sinyaller gelmeye başlayan ABD pazarından oldukça umutlu. 6 milyar dolarlık rakamların 10 milyar dolarlara ulaşmasının zor olmadığını vurguluyorlar.

MERMERCİLERİN KEYFİ YERİNDE

Geçmişte mermer ve traverten ihracatında en önemli pazarlardan birisi ABD idi. 2008 yılında patlak veren mortgage kriziyle birlikte sektörün ihracatı da dip yaptı. Deyim yerindeyse ihracat durdu. Denizli, Afyon gibi mermer ve traverten bölgelerinde şirketler zor anlar yaşadı. ABD ekonomisinin tekrar toparlanmaya başlamasıyla bu sektör yeniden ivme kazanmış durumda.

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kahyaoğlu, ABD’nin tekrardan en iyi ihracat pazarlarından biri haline geldiğini söylüyor. Özellikle işlenmiş mermer satışı yaptıklarını belirten Kahyaoğlu, “Eskiden blok mermer satışı daha fazlaydı. İlk defa işlenmiş, katma değerli mermer ve traverten satıyoruz” diyor. Kahyaoğlu’nun verdiği bilgiye göre mermer ihracatı özellikle Florida, New York gibi kıyı şeridindeki eyaletlere yapılıyor. Şehir bazında en fazla ihracat ise Florida eyaletinin Miami kentine yapılıyor. ABD’ye 160 milyon dolarlık mermer ihracatı yapıldığını belirten Kahyaoğlu, kriz nedeniyle ara verdikleri tanıtım toplantısını bu yıl tekrar başlattıklarını söylüyor.

Kahyaoğlu, “Bu sene 580 metrekarelik bir alanla fuara katıldık. Önümüzdeki yıl için ise şimdiden bin 600 metrekareye ulaştık. Bu artış sektörün pazara ilgisini gösteriyor. Artık tasarıma dönük katma değerli ürünler ihraç ediyoruz. Bu nedenle 2015 yılı ekim ayında İstanbul’da düzenlenecek fuara ise sadece işlenmiş ve tasarımlı ürünler ihraç eden firmalara yer verildi. Blok mermer satan firmalar fuarda yer almayacak” diyor.

“ZOR AMA KARLI BİR PAZAR”

ABD’ye ihracat yapan sektörlerden biri de mobilyacılar. Uzak mesafeye rağmen 30 milyon dolara yakın ihracat yapıyorlar. İstanbul Ağaç ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Tever, ABD pazarına dönük çalışmalar yaptıklarım söylüyor. Geçen ay bir heyet ABD pazarında incelemelerde bulunmuş.

Pazarda daha çok yumuşak koltuk, çekyat, deri koltuk ürünlerinin iş yapacağını söyleyen Tever, “ABD zor bir pazar. Bizim standartlarımızdan farklı. Volümler yüksek. Pazar için ciddi bir çalışma yapmak lazım. İkinci bir seyahat daha yapıp pazarın önceliklerini çıkaracağız” diyor.

ABD için nabız yoklayan firmalardan biri de Doğtaş Mobilya. Yurt dışında mağazalaşma çalışmalarını sürdüren Doğtaş Mobilya’nın patronu Davut Doğan, ABD pazarı için test aşamasında olduklarını söylüyor. Doğan, “Zor ve uzak bir pazar. Bir danışmanlık şirketiyle pazarı daha iyi anlamak için çalışıyoruz. Bir aracı şirkete de test ürünlerimizi gönderdik. Çıkan sonuçlara göre pazarda olup olmayacağımıza karar vereceğiz” diyor.

Lazzoni Mobilya, 2009 yılında New York’ta mağaza açarak ABD pazarına giriş yapmıştı. Lazzoni’nin patronu Yaşar Kababulut, “İlk mağazamızı New York Chelsea’ye açarak ABD pazarına girdik, pazarı tam olarak öğrenmek için 2013 yılına kadar yeni mağaza açmadık. 2013 yılında iki yeni mağaza ile yolumuza devam ettik. Bu yıl tüm motivasyonumuzu dünyanın tasarım ve moda merkezi olan SOHO semtunde yer almaya harcadık ve Ekim ayında SOHO mağazamızı görkemli bir açılışla hizmete sunduk. Şu an Amerika’da dört mağazamız var. Bu sayıyı 2015’te sekize 2016’da ise 20 ye çıkaracağız” diyor.

KİMYACILAR ATILIM HAZIRLIĞINDA

Toplam ihracatı 15 milyar dolara ulaşarak en fazla ihracat yapan sektörler arasında başa güreşen kimya sektörü de ABD pazarına yönelik atılıma hazırlanıyor. Sektör ABD’ye 385 milyon dolar ihracat yapıyor. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Akyüz, sektörün en fazla mineral yakıtları, kauçuk ürünler, plastik mamulleri, anorganik kimyasallar ve organik kimyasallar sattığını söylüyor. ABD’ye ihracatın istenilen seviyede olmadığını söyleyen Akyüz, “ABD’ye olan ihracatımız henüz istediğimiz seviyelerde değil ve potansiyelinin olukça altında. Ancak ticaret ve özellikle yatırım ilişkilerini geliştirerek iyi bir noktaya geleceğini söylemek mümkün” diyor.

DEMİR ÇELİKTE SIÇRAMA

ABD’deki ekonomik krizden en fazla etkilenen sektörlerden biri demir çelikti. İnşaat sektörünün durma noktasına gelmesiyle dip seviyelerini gören sektör eylül ayında yüzde 221 ’lik ciddi bir sıçrama yapmış. Tabii bu sıçramada altı aydır devam eden anti-damping soruşturmasının lehimize sonuçlanması da etkili olmuş.

Kibar Dış Ticaret Genel Müdürü ve İstanbul Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Koçtürk, de-â \ mir çelikçiler açısından ABD’nin tekrar birinci pazar haline geldiğini söylüyor. Ülkeye özellikle inşaat demiri ihracatının yapıldığını söyleyen Koçtürk, “Yüzde 221’lik artış, hakkımızda açılan bir soruşturmanın lehimize sonuçlanmasıyla ilgili. Önceki aylarda ihracat çok yavaşlamıştı. Şimdi tekrar en önemli pazarımız ABD oldu. Bundan sonraki aylarda ihracat artışımız aynı oranda olmasa da devam eder” diyor. Sektörün aylık ihracatı 166 milyon doları buldu. 10 milyar dolarlık toplam ihracatın yaklaşık 2 milyar doları ABD’ye yapılıyor.



Demir Dışı Metaller İhracat çılan Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Tahsin Öztiryaki ise, mutfak ekipmanları sektörünün ABD’ye ihracatının yetersiz olduğunu söylüyor. Öztiryaki, “ABD’nin standartları bizden çok farklı. Pazarın standartlarına göre çalışmalıyız” diyor.

‘TEŞVİK SİSTEMİ DEĞİŞMELİ”

Makine ve Akşamları İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran ise, sektörleri için ABD pazarının zor olduğunu söylüyor. Bu pazarın hem uzak hem de teknolojisinin Türkiye’den ileri olduğunu belirten Dalgakıran, “ Makine sektörü olarak ihracatimiz elbette var. Ancak standartları çok farklı. Makine sektörünün yapısı da farklı. Makine 10 binin üzerinde parçadan oluşuyor. Servisinin kurulması gerekiyor. Türkiye bu pazarda orta ve düşük teknoloji makinelerle değil, orta üstü ve ileri teknoloji ürünlerle mücadele edebilir. Bu noktada da teşvik sistemi devreye girmeli. Orta üstü ve yüksek teknolojiye teşvik verilmeli. Bizde halen teşvik başvurularının yüzde 80-90’ı düşük teknolojili makinelerden geliyor. Bu oran değişmeli” diyor.

ZEYTİNYAĞCI MARKALI SATIYOR

Zeytin ve zeytinyağı sektörü ABD’ye markalı olarak yaptığı satışlarla dikkat çekiyor. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Gürkan Renklidağ, ABD pazarının damak tadının farklı olduğunu belirtiyor. ABD’de karışık yağların kullanıldığını belirten Renklidağ, “Biz Türkiye’de ayçiçeği ya da soya ile karıştırılmış zeytinyağı satmıyoruz. Hatta bu tür yapılan satışlara karşı mücadele ediyoruz. ABD’de ise bu tür yağların satışı var. ABD’de yaptığımız tanıtımlarda bizden sadece zeytinyağı talep ediliyor. Bu bizim için avantajlı bir durum.

Kendi fiyatlarımızda, orijinal zeytinyağı satışı yapabiliyoruz. Hem de markalı olarak gönderiyoruz. Zeytinde de markalı satışlarımız var. Üretimimiz Dünya Zeytinyağı Konseyi’nin standartlarına uygun. Bu da bizi pazarda avantajlı hale getiriyor” diyor.

AMERİKALILARA TURK ŞEKERİ

2.5 milyar dolarlık toplam ihracatı olan Türk çikolata, şekerleme ve bisküvi sektörünün ABD’ye ihracatı henüz istenilen noktada değil. Sektörün ABD’ye ihracatı 2.1 milyon dolar düzeyinde. Şekerli mamuller Tanıtım Grubu Başkanı Hidayet Kadiroğlu, sektörün teknik özellikler ve gıda güvenliği konusunda Avrupa ile yarışır noktada olduğunu vurguluyor. Kadiroğlu, “Türk şekerli mamul sanayinin diğer ülkelere göre ürün yelpazesinin genişliği ve yeni ürün geliştirme kapasitesinin yüksekliği, sektördeki esnek üretim olanağı, dağıtım kanallarının yaygınlığı, uluslararası rekabette bize önemli üstünlükler sağlıyor” diyor. ABD pazarının rekabetçi bir ortam olduğunu söyleyen Kadiroğlu, pazarla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Bu pazarda iyi bir yer edinmek hem bir prestij hem de güçlü bir pazarın avantajlarına sahip olabilmektir. Şekerli mamuller ihracatında yaşanabilecek sorunların çözümünün hızlı ve etkin bir şekilde olması büyük önem arz ediyor. Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu olarak öncelikli hedefimiz sektörümüzü dünya piyasalarında tanıtarak, hem sektörümüze hem de ülke ihracatına ve ekonomisine faydalı olabilmek. Bu doğrultuda Amerika’da gerçekleştirilen belli başlı şekerleme ve genel gıda fuarlarına katılıyoruz. Bu yıl Winter Fancy Food, Sweet Snack Ex-po Chicago ve Summer Fancy Food fuarlarına katılacağız. Fuarlarla ihracatımızı daha da artıracağız.”

ÇİMENTOCUNUN DERDİ NAVLUN

Çimento Endüstrisi İşveren Sendikası Başkanı ve Batıçim Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Tufan Ünal, çimento sektörünün de ABD’ye ihracat yaptığını söylüyor. Tufan Ünal, “Amerikan kıtasına çimentocuların ihracatı var. Geçen yıl çimentocularımız, dünya kupasına ev sahipliği yapmak için hazırlanan Brezilya’ya harıl harıl klinker sattı. Dünyanın her yerinden aldılar ama Türkiye ağırlıklı gönderdi. Benim başında olduğum Batıçim (Batı Anadolu Çimento) 1970’lerde ilk ihracatını Amerika Birleşik Devletleri’ne yapmış bir firmadır. Şu anda Çimentocula-rın Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracat yapması biraz zor görünüyor çünkü orada ihracat-itha-lat dengesi kurulu… Ama olmaz diye bir şey yok. Bizim kalite sorumuz yok ama sadece ekonomik fizibilite sorunu olabilir. Amerika’ya navlun çok tutuyor. Çimentonun tonu 60 dolar, klinker ise 40-45 dolar arasıdır. Navlun ise ABD’ye 80-90 dolardan aşağıya değil. Çimentodan daha çok navlun tutuyor. Ama Brezilya gibi bir ihtiyaç hasıl olursa ve biraz fiyatlar yükselirse, navlunda da sübvansiyon olursa ABD’ye ihracat yapabiliriz” diyor.

Gıda sektöründe yeni kurallar

ABD pazarına girecek olan gıda şirketlerini yepyeni kurallar bekliyor. Geçen hafta İstanbul Acıbadem Üniversitesi’nde bu konuda çok önemli bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıda FDA (ABD Gıda ve ilaç Dairesi) eski direktörlerinden Dr. Mitchell Cheeseman ve ABD Türkiye Tarım Ataşesi Jess Paulson yeni mevzuat hakkında bilgiler verdi. ABD’de 2015 yılında büyük ölçüde yürürlüğe girecek olan Gıda Güvenliği Kanunu ile Amerikan pazarında yer alacak ithal gıda ürünlerinde yeni bir denetim mekanizması işleyecek. Yeni kanun ile gıda ürünlerinin ithal edildiği ülkelerde, ithalat için gerekli laboratuvar analizlerinin yapılması zorunluluğu getirildi. Ayrıca FDA artık yabancı firmaları kendi denetleyebilecek.

Oluşturulacak denetleme birimleri firmaların üretim koşullarını yakından kontrol edebilecek Yeni dönemde, sağlıklı gıda kadar ambalajdan etikete hatta ürünlerin günlük tüketim miktarına dek çok incelikli şartlar aranacak.

Süleyman KOCASERT / TİM Başkanvekili, Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı
Düşük adet ve termin avantajı bizde

ABD ekonomisinde yavaş da olsa bir toparlanma var. Doların değer kazanması ABD’ye ihracatı cazip hale getiriyor. ABD’nin en büyük tedarikçisi Çin ve diğer Uzakdoğulu ülkeler. Çin’in iç piyasası da canlı.

Kendi maliyetleri de yükseldi. Düşük adet ve termin avantajı nedeniyle Türkiye öne çıkmaya başladı. ABD bizim için önemli bir pazar. Geçen ay New York’a ticari bir ziyaret düzenledik. Çok olumlu geçti. Yenilerini de düzenleyeceğiz. Özellikle Denizli’nin iddialı olduğu ev tekstilinde ciddi talep bekliyoruz. Bunun işaretleri görülüyor. Ayrıca Denizli mermer ve travertende de iddialı. Bu sektörün de ABD’de yapacağı çok iş var. Pazar hareketli, tekrar eski canlı günlere geri dönüyor. Siparişler artmaya başladı.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir