Salı , Ekim 17 2017
Anasayfa / Girişimcilik / 8. Kadın Girişimci Yarışması Sonuçlandı

8. Kadın Girişimci Yarışması Sonuçlandı



Ekonomist dergisi, Garanti Bankası ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) işbirliği ile bu yıl 8’incisi gerçekleştirilen Türkiye’nin Kadın Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu. 5 bine yakın girişimci kadının başvurduğu Türkiye’nin Kadın Girişimcileri Yarışması’nda başarı dolu hikayeleriyle hayranlık uyandıran kadın girişimciler, ödüllerini aldı. Ekonomist dergisi, Garanti Bankası ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) işbirliği ile bu yolculuğa ilk kez 2007 yılında başladı. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, her yıl katlanarak büyüdü ve bu yıl 8’inci yaşını kutluyoruz. Bizi bu projede bir araya getiren, her şeyden önce kadınlara karşı duyduğumuz sorumluluk ve onların iş hayatında daha fazla yer alması gerektiğine dair farkındalığımızdı.

Garantin Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere’nin deyimiyle “12 yıldır, Anadolu’da KOBl’lerle bir araya geldiğimiz Garanti Anadolu Sohbetleri kapsamında düzenlediğimiz 95 toplantıda da, salonun çoğunu erkeklerin oluşturduğunu görmek” bu farkındalığımızı iyice pekiştirdi.

kadin girisimci yarismasi

Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, ülke ekonomisinin en önemli oyuncuları arasında yer aldığına inandığımız kadın girişimcilere cesaret ve ilham vermeyi, başarılarını gündeme taşımayı ve önlerinde yeni bir ufuk açmayı amaçlıyor. Yarışma, her şeyden önce girişimci kadınların başarılarının farkına varmasını, kendilerine inançlarının pekişmesini sağlıyor. Bu sırada ortaya çıkan başarı hikayeleri, yolun başındaki kadın girişimcilere yol gösterici ve ilham kaynağı oluyor. Motivasyon sağlamasının yanı sıra yarışmanın sağladığı bir diğer önemli kazanım ise girişimcilerin çok faydalı iş ilişkileri geliştirebilecekleri bir platform olması…

Daha fazla başarı hikayesi için çeşitlendi

Yarışmaya, Türkiye’de yaşayan ve hâkim ortak olduğu işletmenin yıllık cirosu 40 milyon TL’nin altında kalan tüm kadın girişimciler aday olabiliyor. Daha fazla başarı hikayesini duyurabilmek adına çeşitlendirdiğimiz kategorilerimiz, ‘Türkiye’nin Kadın Girişimcisi’, ‘Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimci’, ‘Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimci’ ve Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi’nden oluşuyor.

Her kategoride aranan ayrı özellikler olmasının yanı sıra, başvurular genel olarak; risk alma, cesaretli olma, etkin müşteri ilişkileri yönetimi, pazarlama faaliyetlerinde farklılaşma, fi-nansal yapı, yöre ekonomisine katkıda bulunarak fark yaratma, çevreye duyarlı olma, sosyal bir soruna yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler getirme gibi kriterlere göre değerlendiriliyor.

Aynı kategoriden 2’şer birinci

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, “iki kategoride 2’şer birinci çıkması, hem başarı çıtasının ne denli yükseldiğinin, hem de ne kadar zorlandığımızın adeta bir kanıtı” diyor.

finalistlerin faaliyet gösterdikleri sektörler de oldukça ilgi çekici. Örneğin; Türkiye’nin Kadın Girişimcisi seçilen Göknur Atalay, bugüne kadar belki de pek çok kişinin erkeklerin egemen olduğunu düşündüğü enerji sektöründe faaliyet gösteren bir.firmanın kurucusu. Türkiye’nin yanı sıra yurtdışında rüzgar, hidrolik, termik, jeo-termal, güneş santralleri olmak üzere pek çok santrale mühendislik ve danışmanlık hizmetleri veriyor.

Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi Bedriye Hülya, spora fazla bütçe ve zaman ayıramayan kadınların ihtiyacına yönelik, sporla hızı ve pratikliği buluşturan, kadınlara sosyalleşme imkanı sunan alternatif bir spor salonu zincirinin kurucusu. Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcileri iksir Sema Aydın ve Pınar Kaftancıoğlu, turizm ve e-ticaret alanındaki yaratıcılık ve başarılarının yanı sıra, yörelerinin istihdam ve tanıtımına sundukları artıyla da fark yaratıyor. Gelecek vaat eden kadın girişimciler ise henüz fark edilmemiş ya da yanıtlanmamış pazar ihtiyaçlarına internet üzerinden sundukları hizmetle çözüm sunan iki önemli platformun, armut.com ve idemama.com’un kurucuları.

Türkiye’de diğer kadın girişimcilere ve girişimci adaylarına ilham verecek başarılı 16 kadın girişimcisinin hikayeleri ise özetle şöyle:

■ TÜRKİYE’NİN KADIN GİRİŞİMCİSİ Enerji sektörünün kraliçesi

Bu yıl Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Ankara’dan GY Mühendislik Mimarlık A.Ş.’nin kurucusu Göknur Atalay oldu. ODTÜ Fizik Bölümü mezunu Göknur Atalay, eşinden ayrıldıktan sonra çalıştığı alan olan enerji sektöründe şirketini kurdu. Şirket, tüm santrallerin proje ve tesis hizmetlerini vermekte olup, büyük holdinglerin çözüm ortağı olarak çalışıyor. Yerli yabancı pek çok yatırımcıya destek vermenin yanı sıra, kendi şirketleri için de santral kurulum çalışmaları mevcut. Sektörün bu kapsamda tek kadın girişimcisi olarak görülüyor.

AnkaralI Girişimci Kadınlar Derneği (ANGİ-KAD) bünyesinde her sene üniversitenin son sınıfında okuyan Anadolu’nun değişik yerlerindeki 40 genç kızı Ankara da ağırlayarak, onlara deneyimlerin aktarılması adına bir organizasyon düzenlenmesine öncülük ediyor.

Şirket bünyesinde enerji sektörümde yer alan kömür -doğal gaz santralından, güneş santralarına, hidrolik santraldan rüzgar santrallarına kadar tüm santraların proje ve tesis hizmetlerini verdiklerini söyleyen Atalay, büyük holdinglerin çözüm ortağı olmaya devam edeceklerini ifade ediyor. Atalay, hedeflerini şöyle anlatıyor: “Tüm Türkiye’de enerji yatırımlara devam etmemizin yanında, ayrıca yurtdışında Afrika’da Kızıldeniz’in deniz haritasının çıkarılması, Türkmenistan’da yapılacak olan trafo ve hatların projelerinin yapılması, Cezayir’de elektrik projelerinin yapılmasının yanı sıra ABD’nin Teksas eyaletinde rüzgar konusunda çalışmalarımız da devam ediyor. Yerli yabancı pek çok yatırımcıya destek vermemizin yanı sıra kendimiz için de santral kurulum çalışmalarımız mevcut.”

Uluslararası klinik merkezi kurdu

Bu yıl Kadın Girişimci kategorisinde finale kalan kadın girişimcilerden biri de Kocaeli’nden Şule Mene Sağlık Araştırma Eğitim Danışmanlık Bilişim’in Kurucusu Şule Mene idi. Tıp doktoru olan Şule Mene Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirip, Bartın Kurucaşile’de doktorluk yaptı. Doktorluk yaptığı yerde AR-GE’de çalışmak istediğini fark eden Mene, Harvard Business School’da işletme masterı yaparak, iki büyük Amerikan şirketinin Ar-Ge tesislerinde çalıştı.

Uluslararası bir firmada 9 yıldır yöneticilik yapan Şule Mene, bu sırada Sabancı Üniversitesi’nin bir proje yarışmasını duydu ve bu yarışmaya katılıp kazandı, iki ay süren yarışma eğitiminden sonra şirketini 2002 yılında kurdu. Mene Research Türkiye Sağlık Bakanlığı tarafından alanında uluslararası standartlarda çalıştığına dair akredite edilen ilk klinik araştırma merkezi. Şirketin sektördeki en önemli farklılığı, yüzde 100 Türk sermayeli tek uluslararası klinik araştırma merkezi olması. Hedefleri arasında Türkiye’den bir klinik araştırma merkezi çıkarma ve bölge ülkelerde operasyon yapmak bu-lunuyor.Şu anda Gebze Organize Sanayi Bölgesinde depo ve şirketi bulunan Mene’nin ayrıca İngiltere’de de bir ofisi bulunuyor.

Rusya’yı giydiriyor

Bu kategoride finale kalan bir başka aday ise İstanbul’dan NG Tekstil’in sahibi Nazlı Gürer kullanıcıların alışverişlerini 3 milyon ürün ve 18 bin markaya artırmak bulunuyor. Kullanıcılarına kişisel alışveriş deneyimini yaşatmak için ‘recommendation engine’ çalışmalarına ve mobil versiyonuna devam ediyor. 10 yıl sonra işletmenin bulunduğu ülkelerde online alışveriş yapan her 4 kişiden l’inin vitrini olmayı hedefliyor.



Biyoakademi ile deneyler yapıyor

BIYANS Biyolojik Ürünler Kurucusu Zeynep Çeterez, yarışmaya Ankara’dan katıldı. 2009 yılında biyoloji bölümünden mezun olan Çeterez, sürdürülebilirlik alanında projeler ve çalışmalar geliştirdi. T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığfndan Teknogirişim Sermaye Desteği’ni aldı. KAGİDER Mentörlük ağı projesiyle mentö-rü Devrim Erol’dan aldığı destek sayesinde sürdürülebilir bir ticari iş modeli oluşturdu ve ‘Biyoakademi’ markasını kurdu. Projelerin yanı sıra bilimsel etkinlik, laboratuvar teknikleri eğitimi, laboratuvar ve özel deney tasarımı hizmetleri de veriyor. Hedefleri arasında mikroko-bi statüsünden çıkarak kurumsal bir firma olmayı isteği bulunuyor. Ayrıca yeni patent başvurusunda bulundukları çevresel kirletici tespitine yönelik ürünlerini seri üretime geçirerek, ürün portföyünü de geliştirmeyi hedefliyor.

■ YÖRESİNDE FARK YARATAN GİRİŞİMCİ

Kastamonu’da yaşam kasabası kurdu

Bu kategorinin de bu yıl iki birincisi bulunuyor. iksir Sema Aydın, Kastamonu’nun Daday ilçesinde kurduğu iksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası ile bu yıl bu kategorinin birincileri arasında yerini aldı. Kuruluş amacı, Daday’ın bir yaşam ve turizm beldesi olabilmesi için, Dadaylılar’ın turizmden ekmek yiyebileceği bir model oluşturmak.

Gençlerin meslek edinmeleri ve mesleksel gelişimleri için Daday’dan ve Kastamonu’dan katılan 30’a yakın gencin mesleki eğitim almalarına sponsor oldu. 70’in üzerinde ve büyük çoğunluğu kadınlardan oluşan bölge insanı ile ticari işbirliği içerisinde, iksir Resort Tovm’da Dadaylılar’ın sosyalleşebileceği ortamlar oluşturdu. Karadeniz Bölgesi’nin en büyük binicilik tesisi olan iksir Binicilik Tesisi bunlardan biri. 5 yılda 2 binin üzerinde yabancı, 80 binin üzerinde yerli misafirlerin yoğun ilgi gösterdiği bir turizm destinasyonu. Ayrıca çok sayıda toplantı, seminer, ve organizasyonlar burada düzenleniyor.

Anne mirasından çiftlik yarattı

Bu kategoride birinciliği paylaşan diğer bir isim ise Aydın’da faaliyet gösteren İpek Hanım’ın Çiftliği’nin kurucusu Pınar Kaftancıoğlu… Nazilli’de doğal kaynak suyu fabrikasını işletirken başka bir firmaya devrederek emekli olan ve annesinden miras kalan topraklar üzerine kendisi de yatırım yapan Kaftancıoğlu, ipek Hanım’ın Çiftliğini kurdu. Bütün ürünlerini kendi üretmeye başlayan Kaftancıoğlu, elindeki fazla ürünleri kolilere doldurup İstanbul’daki eski arkadaşlarına göndererek iş fikrini ortaya çıkardı. Çiftliğin adı kulaktan kulağa yayılarak tüm Türkiye’de duyuldu.

Altı tondan fazla zeytinyağı üretimi yapan Kaftancıoğlu, kimyasal koruyucu kullanmadan tonlarca meyve ve sebze üretimi yapıyor. Başlangıçta ticaret yapmak amacıyla başlamamış olması ürünlerin kalitesini ve güvenilirliğini artırdı.

Organik yaşam ürünleri üretiyor

Finale kalan Müzeyyen Akgöz Merrick, Rasa Organik Yaşam Ürünleri’nin sahibi. Kardeşleriyle ortak olarak kurduğu işinde, şifalı bitkiler, yağlar ve suların üretilip paketlenmesi ile bir marka oluşturmayı hedefleyen Merrick, bu sayede Rasayana markasını kurdu.

Başlangıçta küçük bir atölyede çalışmalarını sürdürürken, atölye yetersiz gelince bir arsa satın alarak büyük bir üretim tesisini faaliyete geçirdi. Daha sonra Tarım Bakanlığı prosedürlerinin zorlamasıyla beraber üretim tesislerini Konya’ya taşıdı.

Şeker bitkisi- Stevia ( Şeker hastalığını iyileştiren bitki) kristalizasyonunu organik yolla yapan dünyada ilk firma olma başarısını yakaladı. Hedefleri arasında Avrupa pazarında da Türkiye pazarında olduğu gibi güçlü olmak ve kapasitenin tamamını kullanabilmek bulunuyor. Çiftçi sayısını 2 bine çıkarmak ve Avrupa pazarında büyük bir depo oluşturmak hedefler arasında. Sadece kullanıcılara değil, uygulayıcı doktorlara, eczacıların kullanımına ve herbatik ilaç üreticilerine organik-biyodinamik yöntemle ürettiği tıbbi bitki, yağ ve gıda ürünleri sağlıyor.

Keçiboynuzundan antioksidan yapıyor

Bu kategorinin finalistleri arasında yer alan Tatlan Pazarlama Gıda’nın kurucusu Bahar Yurt, yarışmaya Çanakkale’den katıldı. Babası meşhur tahin helvasının sayılı üreticilerinden olan Yurt, kendisi de baba mesleği yapmak istemesine rağmen desteklenmedi ve babasının isteği üzerine Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne girdi. Babasının vefatından sonra işlerin başına geçti.

işi bilmeyerek başlayan Bahar Yurt üretimin her aşamasında çalıştı. Türkiye’de sadece Tatlan Gıda tarafından üretilen ve insan sağlığı için ke-çiboynuzunun antioksidan, antialerjik ve daha birçok etkisini susamın hücre yenileyici özelliği ile birleştirerek ürün satış sahasını genişletti. Eczacılık fakültesini 2003 yılında bitirerek eczane açtı, aynı zamanda Tatlan Gıda’yı eşi ve annesini ortak ederek bir aile şirketi haline getirdi.

96 çeşit ürün üretmekte olan Tatlan Gıda’nın gelecek hedefleri arasında kimyasal katkı maddeleri içermeyen, doğal ürünler üretmek yer alıyor.

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere:
“Kadın girişimcilere 2,1 milyar TL finansman sağladık”

“Garanti Bankası olarak, toplumu oluşturan iki yarımın ancak el ele verip yürüdüğünde bir tam edeceğine ve eşitsizliği yok ederek gerçekten gelişebileceğine inanıyoruz. Özellikle Türkiye gibi gelişen ekonomiler için ise kadın işgücünün daha da büyük önem taşıdığım düşünüyoruz. Fakat bununla birlikte, 2013 TÜİK verilerine göre, Avrupa Birliği ülkeleri arasında işgücüne katılan kadın oram en düşük ülkeyiz. Aynı zamanda, ülkemizde, işgücüne erkek katılımı her yaş grubunda, kadın katılımından çok daha fazla… Örneğin, erkeklerin işgücüne katılımı, en yüksek olduğu 35-39 yaşlan arasında yüzde 95,4 iken, kadınların iş gücüne katılımı, en yüksek olduğu 25-29 yaş arasında sadece yüzde 38,3… Bu ve benzeri verilerle bir kez daha doğrulanan inancımızla, Garanti Bankası olarak kadın girişimciliğini tüm imkanlarımızla destekliyoruz. Kadın girişimcileri farklı bir segment olarak ele alan ilk özel banka olarak yola çıktığımız 2006’da, çeşitli araştırmalar yaptık ve girişimci kadınların en çok eksiklik hissettikleri alanları, öncelikli ihtiyaçlarını saptadık. Garanti olarak, bu veriler ışığında kadın girişimcüere özel üç odaklı bir model geliştirdik. Modelimizi, finansman, eğitim ve cesaretlendirme üzerine konumlandırdık ve her birine özel çözümler sunan ürün ve projeler tasarladık.

Sadece bankacılık hizmet ve yaklaşımımızı yeniden oluşturmakla kalmayıp, kadın girişimcilerin işlerinin sürdürülebilirliğini sağlaması ve sahip olduğu gücün farkına varması için, platform ve fırsat yaratmaya da odaklandık. Bu kapsamda Kadın Girişimci Destek Paketi’ni sunduk ve bugüne kadar kadın girişimcilere 2,1 milyar TL finansman sağladık. KAGİDER’le birlikte, Kadın Girişimci Buluşmalan’m düzenlemeye başladık. Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi’yle, Kadın Girişimci Yönetici Okulu projesini hayata geçirdik. Finalistlerimizi yeniden tebrik ediyor ve profesyonel hayatlarına artı katmaları için, yarışmanın sunduğu imkanlardan olabildiğince faydalanmalarını diliyorum.

DEĞERLENDİRME SÜRECİ ZORLU GEÇTİ

Bu yıl 8’incisini gerçekleştirdiğimiz yarışmanın değerlendirme süreci yine her sene olduğu gibi oldukça zorlu geçti. Bu yılki jüride; proje ortaklarının yanı sıra, Eğitim Reformu Girişimi Yönetim Kurulu Başkam Prof. Dr. Üstün Ergüder, Boyner Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, Boğaziçi Üniversitesi Business Angels Yönetim Kurulu Başkam Timuçin Bügör, MENA Finans CEO’su ve ÜNLÜ Menkul Değerler A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Şebnem Ünlü, Hürriyet Gazetesi Köşe Yazan Melis Alphan ve 2013 yılı ‘Türkiye’nin Kadın Girişimcisi’ Feride Aytül Erçü yer aldı. Her biri ayrı alanda mücadele, bügi ve beceri gerektiren yüzlerce başarı hikayesi, hepimizde hayranlık uyandırdı. Yarışmanın kazananlarım, 25 Eylül’deki ödül töreninde açıklandı.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir