Salı , Mayıs 23 2017
Anasayfa / Haberler / 4.5G ile nihayet fırsat doğdu

4.5G ile nihayet fırsat doğdu



ABD’DE 11 Eylül 2001 tarihinde yaşanan felaketteki en büyük sıkıntının yani işlerin sağlıklı ve hızlı ilerlemesini engelleyen şeyin, kurtarma fonksiyonunda çalışan kamu görevlileri haberleşmesindeki zorluklar ve aralarındaki koordinasyonsuzluk olduğu biliniyor. O günlerin teknolojisi ile zaten bazı şeyler yapılamıyordu.

Ülkemizde de bu sorunu 17 Ağustos Depremi’nde yaşadık. Hatırlayacaksınız, ertesi gün akşam saatlerine kadar hem sabit, hem de mobil haberleşmede büyük sorunlar yaşandı. Bunun bir tarafında depremle zarar gören cihazlar olmasına karşın, diğer tarafında haberleşme sistemlerinin altyapı eksiklikleri vardı.

4.5G

ABD bu sorunu 2012’de 8 milyar dolarlık yatırım yaptığı FirstNet altyapısı ile çözdü. 4G altyapı kullanan FirstNet’in en önemli özelliği, video, ses ve metin haberleşmesini aynı anda yapabilmesi. Yani bir binanın altında kalan kişi için bir yandan sağlık personeli ile haberleşmek ve bulunduğu yeri video kanalıyla aktararak yardım almak olası.

ORTAK BİR PLATFORM KURULMALI

Yıllardır gündemde olmasına ve bu konuda çeşitli çalışmalar yapılmış olmasına rağmen ülkemizde bu birimlerin tümünün ve tüm haberleşme ihtiyaçlarının karşılanabileceği bir Kamu Güvenliği ve Acil Durum Haberleşme Sistemi mevcut değil. Her bir kurum ihtiyacını, kurduğu ya da kurmaya çalıştığı kendi özel şebekesi üzerinden ve oldukça kısıtlı bir şekilde ve çoğu eski teknolojilerle karşılamaya çalışıyor.

Sürdürülebilir olmayan mevcut durum, hem ihtiyacın yeterince karşı-lanamamasma, hem kaynak ; israfına, hem de birbirinden ayrık olarak kurulan sistemler arasında bir uyum ve entegrasyon olmadığı için özellikle acil durumlarda birimlerin ortak müdahalesi gerektiğinde haberleşme zafiyetine neden oluyor. Ülkemizde yeni yapılan 4.5G ihalesi bu anlamda bir fırsat sunuyor.

Kamu güvenliği ve acil durum söz konusu olduğunda görev üstlenecek ve buna ilişkin haberleşme sistemlerinin kullanıcısı durumundaki kurum ve kuruluşlardan bazıları şunlar:



■ Kolluk kuvvetleri (polis, jandarma vb.)

■ Afet ve acil durum yönetimi birimleri (AFAD vb.)

■ Sağlık birimleri (ambulans vb.)

■ Yerel yönetim birimleri (itfaiye, doğal-gaz, zabıta vb.)

■ Sivil toplum kuruluşları (Kızılay vb.)

■ Görev ve sorumluluk alanları itibariyle sisteme ihtiyaç duyan çeşitli kurum ve kuruluşlar.

TÜRKİYE ÖNCÜ OLABİLİR

Kamu güvenliği ve acil durum söz konusu olduğunda ihtiyaç duyulacak altyapıların başında haberleşme altyapısı geliyor. “Kamu Güvenliği ve Acil Durum Haberleşme Platformu” olarak adlandırılması önerilen ve yurt çapında konu ile ilgili tüm kurum ve kuruluşlara hizmet vermek üzere kurulacak LMR&LTE temelli ortak bir hibrit şebeke ile Türkiye, hem kaybettiği yılları telafi edecek hem de dünyadaki bu yeni evrimi ilk yakalayan ülkelerden biri olacaktır.

Bunun başarılabilmesi için uzman önerileri şöyle:

■ Kamu güvenliği ve acil durum konusunda görev ve sorumluluğu bulunan ve asli işi şebeke işletmeciliği olmayan hiçbir kurum ve kuruluş kendi özel haberleşme altyapısını oluşturmamalı.

■ Bu kurum ve kuruluşlar asli alanlarına odaklanmalı, ayrı bir uzmanlık ve faaliyet alanı olan elektronik haberleşme altyapısı kurmak ve işletmek, bu konuda görevlendirilecek bir kamu kurumuna ya da yetkilendirilecek bir özel işletmeciye bırakılmalı.

■ Türkiye çapında tek bir ortak şebeke olarak kurulacak Kamu Güvenliği ve Acil Durum Haberleşme Platformu, bu konuda faaliyet gösteren tüm kurum ve kuruluşlara darbant (LMR) ve genişbant (LTE) temelli elektronik haberleşme hizmetlerini servis olarak sunmalı.

En ekonomik çözüm için frekans olarak;

■ LMR için zaten belirlenmiş olan kırsalda 138-174 Mhz, şehirlerde 380-400 Mhz bantları,

■ LTE için ise kırsal alanda 450-470 Mhz, şehirlerde 800 Mhz bandı (min 2X5 Mhz) kullanılmalı.

■ Oluşturulacak altyapıda kullanılacak teknolojilerin seçiminde yabancı firmaların lobilerinin etkisinde kalınmadan ve bu lobicilerin dayattığı teknik parametrelerden ziyade, ağırlıklı olarak ihtiyacın karşılanması, toplam sahip olma maliyeti, yerli tasarım ve üretim, teknik destek, güvenlik vb. dikkate alınarak karar verilmeli.

Biz söyleyeceğimizi söyledik. Gerisi karar vericilerin. Umarım çok gecikmeden gereğini yaparlar…





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir