Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

2021’de uygulanacak para ve kur politikası

Döviz rezervleri güçlendirilecek.

TÜRKİYE Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Naci Ağbal, 2021’de uygulanacak para ve kur politikasını açıkladı. Yol haritasına göre TCMB, 2021’de “sade ve anlaşılabilir” para ve kur politikası uygulayacak. Para politikası kararları fiyat istikrarı önceliği korunarak alınacak. TCMB, 2021’de enflasyon hedeflemesi rejimini tüm unsurlarıyla kararlı bir şekilde uygulayacak. Politika duruşu gerekirse daha da sıkılaştırılacak. TCMB’nin temel politika aracı bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı olacak. Gecelik faizlerde gün içi oynaklıkların sınırlanması amacıyla kullanılan faiz koridoru ile TCMB’nin nihai kredi mercii işlevini gören Geç Likidite Penceresi (GLP), söz konusu fonksiyonları dışında para politikası aracı olarak kullanılmayacak. Parasal aktarım mekanizmasının sağlıklı işleyişini sağlamak ve makrofinansal istikrara ilişkin riskleri sınırlamak amacıyla zorunlu karşılıklar ile diğer TL döviz likidite araçları etkin kullanılacak. Dalgalı döviz kuru rejimi devam edecek. Kurlar serbest piyasa koşullarında arz ve talep dengesine göre oluşacak. TCMB kurların düzeyini ya da yönünü belirleme amaçlı döviz alım-satım işlemi yapmayacak.


TCMB kurlarda ekonomik temellerden kopuk aşırı dalgalanma görüldüğünde alış ya da satış yönünde müdahalelerde bulunabilecek. TCMB’nin döviz biriktirme amacıyla dalgalı kur rejiminin oluşturduğu kur düzeyi arasında herhangi bir etkileşim olmayacak.

REZERVLER GÜÇLENDİRİLECEK

TCMB’nin döviz rezervleri güçlendirilecek. Buna yönelik araçlar şeffaf bir şekilde, belirli bir plan dahilinde, uygun koşullarda kullanılacak. Yabancı para reeskont kredi dönüşleri döviz rezervlerine katkı vermeye devam edecek. 2021’de reeskont kredisi kullanımının 21 milyar doları ve yıl içi kredi dönüşlerinin rezerv katkısı da 21 milyar dolar düzeyinde olacak. Piyasadaki döviz arzının döviz talebine göre güçlü ve istikrarlı şekilde yükseldiği dönemlerde, TCMB kuralları önceden açıklanmış bir plan dâhilinde, dalgalı kur rejimi ile uyumlu olmak kaydıyla, şeffaf yöntemlerle döviz alım ihaleleri düzenleyebilecek. Bu doğrultuda, cari işlemler dengesi ve finans hesabındaki gelişmeler ile ters dolarizasyon süreci yakından takip edilecek. Sermaye girişlerinin istikrarlı ve güçlü bir hale gelmesi, yerleşiklerin dolarizasyon eğiliminin tersine dönmesi, döviz alım ihalelerine başlamak için önemli bir gösterge olacak.

“Ters para ikamesi, ters dolarizayon bir miktar zaman alsa da bunun oluşmasında esas görev bize düşüyor” diyen Ağbal, burada kritik olanın hane halklarının önümüzdeki dönemde ellerindeki tasarrufları daha fazla TL varlıklarına yatırması olduğunu kaydetti. Ağbal, “Enflasyonla sıkı bir şekilde mücadele edildikçe, enflasyon beklentileri aşağı geldikçe, fiyat istikrarında gelişmeler kaydedildikçe vatandaşlarımız, yurtiçi yerleşikler TL’nin değerinde oluşacak gelişmelere bağlı olarak tasarruflarını TL cinsi varlıklara yönlendirecekler” dedi.

“DÖVİZ KURU BELİRLEYİCİ OLDU”

Ağbal, enflasyonu düşürmekte kararlı olduklarını da vurguladı. Ağbal, 2021’de enflasyon hedeflemesi rejimini tüm unsurlarıyla kararlılıkla uygulayacaklarının altını çizdi. Hükümetle beraber belirledikleri orta vadeli yüzde 5 enflasyon hedefinin korunduğunu dile getiren Ağbal, bununla ilgili 2023 itibarıyla bütün Merkez Bankası araçlarını kararlı bir şekilde kullanarak güçlü bir politika koordinasyonu içinde bu hedefi yakalamak için olağanüstü bir çaba sarf edeceklerini kaydetti. 2021 sonu için Ekim enflasyon raporunda öngörülen yüzde 9.4 düzeyindeki enflasyon tahmin hedefine ulaşma kararlılığı içinde olduklarını kaydeden Ağbal, enflasyondaki yükselişin temel nedeninin döviz kurundaki yükseliş olduğunu gördüklerini ifade etti.

Ağbal, “Fiyat istikrarı yolunda gelişmeler olumlu seyrettiği sürece gerek yurtdışı gerek yurtiçi yerleşikler ekonomik kararlarını bu görünüm altında karar verecek. Bizim fiyat istikrarına odaklanmamız, yurtiçi ve dışı yatırımcılara açık bir çağrıdır. Fiyat istikrarı odaklılığımızı, bu amaca kilitlenmiş olmamızı gördükçe, buna inandıkça, bunu ikna edici buldukça gerek yurtiçi gerek yurtdışı yerleşikler TL varlıklara daha fazla yatırım yapacaktır” dedi.

ARAÇLAR ETKİN KULLANILACAK

2021’de fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda TL ve döviz likidite araçları etkin bir şekilde kullanılacak. Mevcut durumda TCMB APÎ portföy nominal büyüklüğü (işsizlik Sigortası Fonu’ndan bankalar aracılığıyla alman DÎBS’ler dâhil) 79.9 milyar TL tutarında olacak. TCMB API portföyünde itfa edilecek 16.1 milyar TL nominal tutarlı kıymet için alım yapılmayacak ve tüm kıymetler dâhil olmak üzere yılsonu itibarıyla TCMB APÎ portföy büyüklüğü azami nominal 64 milyar TL seviyesini geçmeyecek.

Sistemin fonlama ihtiyacının geçen yıla göre önemli ölçüde artış gösterdiğini ve 567 milyar TL seviyesine yükseldiğini ifade eden Ağbal, halihazırda söz konusu fonlama ihtiyacının yaklaşık yüzde 60’ı swap işlemleriyle geri kalanı ise açık piyasa işlemleriyle sağlandığını aktardı. Önümüzdeki dönemde TCMB, bankaların döviz ve likidite yönetimlerine katkıda bulunmak amacıyla swap işlemlerine devam edeceğini dile getiren Ağbal, ancak piyasa şartları elverdiği ölçüde bankalara sağlanan swap imkanı kullanımının yıl içerisinde piyasa şartlarına göre kademeli olarak azalabileceğinin öngörüldüğünü söyledi.

PPK 12 toplantı yapacak

TCMB, 2021’de şeffaflık, öngörülebilirlik ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda politika iletişimini ve veri paylaşımını güçlendirecek. Para Politikası Kurulu [PPK) 2021’de 12 toplantı yapacak. TCMB’nin temel iletişim araçları PPK duyurulan ve Enflasyon Raporu olacak. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nu bilgilendirme amaçlı toplantılar yapılacak, ayrıca diğer platformlardaki sunum ve konuşmalar da iletişim politikalarının önemli parçası olacak. Ekonomistler, TCMB Başkanı Ağbal’ın fiyat istikran, döviz rezervleri, şeffaflık ve para politikasına ilişkin önemli mesajlar verdiğini vurgulayarak, toplantının oldukça tatmin edici olduğunu, söylemden ziyade eylemin daha önemli olacağı bir döneme girildiğini vurguluyor.



Prof. Dr. Burak ARZOVA/ Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi
“Politika değişikliğine gidildi”

Enflasyonla kararlılıkla mücadele edileceği ve gerektiği takdirde sıkı para politikası uygulanacağından çekinilmeyeceği bence bu toplantının ana temasıydı. Fiyat istikrarına uzun zaman sonra bu kadar vurgu yapıldığını görmek sevindiriciydi. Politika değişikliğine gidildiği kesin. Eğer TCMB Başkanı Ağbal, bugün söylediğinden ödün vermezse, ortodoks bir para politikasını göreceğiz. Şeffaflık ve hesap verebilirlik konusunda atılacak çok adım var. TCMB’nin öngörülebilir bir politika uygulaması yerli ve yabancı yatırımcı açısından güven artırıcı bir durum olarak, uzun dönemde karşılığını görecektir. Bence bir diğer ön plana çıkan husus ise fonlama yapısında svvapların rolünün 2021 içerisinde azalacağı konusu.

Burada da swap miktarının açık ve şeffaf şekilde belirleneceğinin mesajını aldık. 24 Aralık’taki PPK toplantısındaki beklentim sıkı para politikasına devam edilmesi ve minimum 150 baz puan faiz artışına gidilmesi yönünde.

Prof. Dr. Ege YAZGAN / Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi
“Fiyat istikrarı öne çıktı”

TCMB Başkanı Ağbal’ın açıklaması iletişim politikasına özel önem verdiğini gösterdi. Toplantıda çok net bir şekilde fiyat istikrarının ön plana çıkacağını vurguladı. Ağbal, TCMB’nin bundan sonra sermaye hareketleri istikrar kazanır ve dolarizasyonda tersine bir dönüş olursa, rezerv biriktirme politikalarını gündeme alabileceğini, döviz ihalelerini o zaman açabileceği söyledi. Kur politikası açısından da önemli mesaj verildi. Kurların düzeyini ya da yönünü belirleme amaçlı döviz alım, satım işlemi yapılmayacağı vurgulandı. Ancak kurlarda yüksek bir oynaklık görüldüğünde alış ya da satış yönünde müdahalelerde bulunabileceği kaydedildi.

Ağbal, parasal sıklaştırmanın da gerektiğinde uygulanacağına yönelik teminat verdi. Tatmin edici bir iletişim politikası izlendi. Piyasa sıkılaştırma bekliyor. 24 Aralık’taki PPK’da 100-200 baz puan arası faiz artışına gidileceğini düşünüyorum.

Doç. Dr. Atılım MURAT / TOBB ETÜ Öğretim Üyesi
“Beklentim 200 baz puanlık faiz artışı yönünde”

Başkan Ağbal’ın kameraların karşısına geçmesi, soruları yanıtlaması iletişim politikası açısından önemliydi. Piyasalar, 24 Aralık’ta yapılacak PPK toplantısı öncesi olası faiz artışına ilişkin sinyal bekliyordu. Konuşmasının başında enflasyonda yukarı yönlü risklerin devam ettiğini söyleyen Ağbal aslında bu sinyali de verdi. Pandemi yılında TCMB’nin rezervler çok ciddi şekilde eridi. Ağbal, 2021’de bu rezervlerin nasıl güçlendirileceğiyle ilgili sinyaller verdi. Reeskont kredi dönüşlerinin rezerv katkısının 21 milyar dolar olmasını öngördüklerini söyledi. Planlama yapılarak, şeffaflık sağlanarak döviz alım ihalelerinin bir noktada başlayabileceğini vurguladı. Ağbal, ters dolarizasyonun başlayacağını düşündüklerini söyledi.

Ancak yerleşiklerin döviz hesaplarında son bir ayda 10 milyar dolar alım gözüküyor. Yerli oyuncular henüz ikna olmuş görünmüyor. Tersine dolarizasyonu sağlamak için doğal olarak yüksek faiz vermen gerekiyor. 24 Aralık’taki PPK toplantısında 200 baz puan faiz artırımı olabileceğini düşünüyorum.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu