Cumartesi , Haziran 24 2017
Anasayfa / Kariyer ve İş İlanları / 2017’de İK Yönetimi ve İstihdam

2017’de İK Yönetimi ve İstihdam



2017’nin Türkiye’de iş dünyasının performans endişelerinin devam edeceği bir yıl olması bekleniyor. Bu yüzden İK alanında süregelen yeniden yapdanma çabaları, 2017 yılında da devam edecek. Yeni yüda verimlilik, yeniden yapılanma, yalın organizasyon, konsolidasyon kavramlarım daha sık duyacağız. Uzmanlar, 2017’de insan kaynakları yönetimini değil, yetenek yönetimini daha çok konuşacağımızı söylüyor. Bu yıl, işsiz sayısının arttığı bir yıl oldu.

2015 yılında yüzde 10,3 olan işsizlik oranı 2016’yı muhtemelen yüzde 11’e yakın bir seviyede kapatacak. 2016’da yeni istihdam yaratan şirketler olsa da İK yöneticilerinin en önemli gündem maddesi verimlilikti. Ekonomik ve siyasi belirsizlikler, tüketici talebinde azalma, yükselen kurlar gibi nedenlerle şirketlerin performansı etkilendi. Bu da yeniden yapılanmayla birlikte verimlilik çalışmaları kapsamında işten çıkarmaları da beraberinde getirdi.

Bir başka gelişme de şirketlerin özellikle bu dönemde kurumlarî rotasından çıkarmadan hedefe ulaştıracak yönetici arayışlarına gitmeleri oldu. Bu nedenle eylül ayıyla birlikte CEO, genel müdür ve ülke müdürü değişimleri hız kazandı.

Peki 2017’de neler olacak? ÎK uzmanları işe alım yapan şirketler olacağı gibi, personel azaltmaya gidecek şirketlerin de olacağı yönünde beklentilerini paylaşıyor. Yönetici değişimlerinin de aynı hızda devam etmesi bekleniyor. Özellikle İK yöneticilerinin bu dönemde performansa odaklanacakları ve yetenek yönetimi konusunda çalışacakları söyleniyor.

YÖNETİCİ DEĞİŞİMİ SÜRECEK

Yönetici seviyesinde devinimin performans mutsuzlukları nedeniyle devam edeceğini öngören Egon Zehnder Türkiye Yönetici Ortağı Murat Yeşildere, istisnai durumlar haricinde şirketlerin transferler için büyük yatırımlar yapmaya hazırlıklı olmayacağı düşüncesinde. Yatırımcıların ve hissedarların CEO ve genel müdür, icranın başındaki yöneticilerin de özellikle finans, satış, pazarlama rollerindeki yöneticilerin değişimi için daha iştahlı olmasını bekleyen Yeşildere, 2017 ve sonrasında yurtdışı kariyer imkanlarının artacağını düşünmediğini de ekliyor. Yeşildere, bu konuyla ilgili şunları söylüyor: ‘ Yurtdışında kariyer yapmak isteyen Türklerin sayısının her gün artması, Türkiye’den farklı nedenlerle ayrılacak değerli beyinlerin sayısının da artması riskini taşıyor. Bu bağlamda dünyada ‘ulusalcı’ trendlerin artması,  uluslararası kariyer imkanlarının fazla artmayacak olması, beyin göçünün daha da şiddetli olmasını sınırlayabilir.”

Peki özellikle C seviyede değişiklik beklenen bu dönemde bu pozisyondaki kişilerde aranan özellikler neler? Assessment Systems Kurucu ve CEO’su Levent Sevinç, C seviye pozisyonlarda iki özelliğin önem kazandığım anlatıyor. Bunlardan birincisi çevik öğrenme. Sürekli değişen koşullara ayak uydurabilmenin temel anahtarının yeni şeyler öğrenmeye açık olma, öğrendiklerini test etme ve bunlan hayata geçirme olduğunu anlatan Sevinç, ikinci özelliğin ise değerlerine bağlılık olduğu üzerinde duruyor. Sevinç, “Günümüz iş dünyası belirsizliklerin hâkim olduğu bir kaos ortamı. Bu tür bir ortamda çalışanlann lidere güvenmesi ve onun peşinden gidebilmesi için liderin yaptıkları ile söyledikleri tutarlı biri olması lazım” diye konuşuyor.

HANGİ MESLEKLER YOK OLUR?

Yeni bir yıla girerken sorgulanan konulardan biri de gelecekte hangi mesleklerin öne çıkıp, hangilerinin yok olacağı… Çalışma hayatında 2017 trendlerini araştırdıklarını söyleyen Korn Ferry Türkiye Direktörü Nilgün Langenberg, insanların daha fazla kendi başlarına çalışacakları, robotların bazı işleri insanların ellerinden alacağı, birçok şirkette artık çalışanların hangi lokasyonda olduklarının öneminin kalmayacağı bir dönemin geldiğini anlatıyor. Big Data’nın öneminin artacağını da dile getiren Langenberg, “Böyle bir dünyada teknoloji ve müşteriyi anlayarak fark yaratan mesleklerin öne çıkacağı çok net” diyor.

Özellikle (makine/alet) operatör içeriği taşıyan işlerin azalacağı ve kaybolacağı söyleniyor. İnternet, otomasyon, robotlar ve teknolojinin özellikle endüstrinin içine girecek olması hepimizin hayatını etkileyecek ama en çok da bunlardan “operatör” olan cihaz kullanımında uzmanlaşmış bireyler etkilenecek. Diğer taraftan tarihselolarak süregelen tıp, hukuk ya da hemşirelik gibi mesleklerin önemini artıracağı, öğretmenliğin ve eğitmenliğin biçiminin değişeceği öngörülüyor.

ÖNE ÇIKACAK İŞLER

REED Türkiye Genel Müdürü Asiye Yıldırım, kurumların teknolojiye olan yatırımlarının da arttığına dikkat çekiyor. Yıldırım, bu konuda şöyle konuşuyor: “Rekabetçi olma isteği sanayicilerin yenilikçi teknolojilere olan yatırımlarını artırıyor. Bu nedenle 2017’de birçok alanda eleman ihtiyacı doğacağını tahmin ediyoruz. Veri analizi yapabilecek uzmanlar, 3-D baskı, nesnelerin interneti, akıllı robotlar gündemimizde olacak. Sanayide nitelikli işgücü ihtiyacı artarken kurumlarda, CTO, bilgi işlem müdürü, yazılım uzmanı, proje satış müdürü, sistem mühendisi, sistem uzmanı, AR-GE uzmanı, ERP müdürü rolleri büyük talep görecek.”

Perakende sektöründe e-ticarete bağlı pozisyonlann artacağını söyleyen uzmanlar, 2017’de akademik dünyada da büyük hareketlilik yaşanacağı görüşünde. Aynca yeni çıkan enerji kanunu da göz önüne alındığında, enerji mühendislerine ve rüzgâr tribünü teknisyenlerine duyulan ihtiyacın 2017’de daha da artacağı düşünülüyor.

ESNEK İŞGÜCÜNE TALEP

Deloitte Türkiye Yetenek Lideri Özlem Gören de, 2017 ve sonrasında teknoloji ile bütünleşik meslek alanlarının ön plana çıkmasını beklediklerini söylüyor. Gören’e göre geleneksel anlamda mesleklerin tek başına var olmayacağı ve çok disiplinli öğretilere ihtiyaç duyacak meslek alanlarının ön plana çıkacağı bir dünya bizi bekliyor. Mühendislik alanlarının sosyal bilim alanları ile birleştiği ve her meslek grubunda teknolojinin yer aldığı meslek alanları olacak. Özlem Gören, yazılım ve uygulama geliştirme, bilgi güvenliği, bilgi sistemleri, sağlık ve kişisel bakım ile ilgili uzmanlıklar, müşteri deneyim analistliğinin popüler meslek alanları olabileceğinin altını çiziyor. Tüm bu değişimlerle geleceğin mesleklerinin gelenekselliğin dışına çıkan zihin ve bakış açılarını, inovasyonu, teknolojiyi, analizi içselleştirmeyi ve pusula kabul etmeyi gerektireceğinin altını çizen Gören, ‘Yeni dünya çok daha hızlı ama akıllı koşabilenlerin öne çıktığı bir iklimi yaratacak” diye konuşuyor.



MY Executive Yönetici ortağı Müge Yalçın, son 10-15 yıldaki genel eğilime bakıldığında şirketlerin organizasyonlarında daha yatay yapılanmalara doğru bir geçiş olduğunun görüldüğünün üzerinde duruyor. Yalçın, “Şirket organizasyonlarında kademeler giderek azalıyor. Görev bazlı çalışmalar yerine proje bazlı, takım çalışmasının ve iletişimin temel alındığı uygulamalara geçiliyor” diyor.

Bu eğilimin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirten Müge Yalçın, özellikle verimliliği arttırmanın en önemli gündem maddesi olduğu daralma dönemlerinde, şirketlerin iş yapış şekillerini ve organizasyonlannı tekrar gözden geçireceklerine vurgu yapıyor. 2016’da onaylanan esnek çalışma kanununun da etkisiyle 2017 yılında hizmet sektöründe, danışmanlık alanında, sağlık sektöründe, turizm sektöründe, bilişim teknolojilerinde esnek işgücü talebinin artacağı söyleniyor.

“İK, YENİLENMEYE LİDERLİK EDECEK”

YENİLENME SÜRECİ

Endüstri 4-0, dijital dönüşüm, nesnelerin interneti, paylaşım ekonomisi, mobilite… iş dünyasını uzun yıllardır etkisi altına almış olan pek çok koşul temelli değişiyor, kartlar yeniden dağıtılıyor. Bir dönemin en büyük, en başarılı, en kârlı oyuncularının yerini farklı oyuncular alıyor. Bugüne kadar konuşulan kavramlar yerini farklı ve yeni kavramlara bırakıyor. Şirketler bu trendlere paralel olarak iş modellerini yenilerken, insan kaynaklan yaklaşım ve uygulamalarının da gözden geçirilmesi, hatta insan kaynakları fonksiyonunun bu yenilenme sürecine liderlik etmesi bekleniyor. Biz de 2017 yılı ve sonrası için önceliklerimizi bu doğrultuda belirledik.

Y KUŞAĞI LİDERLİK EDİYOR

Uzun yıllardır iş hayatında ele alınan farklı jenerasyonların birlikte çalışması konusu, çoğunlukla X kuşağı ve öncesinden temsilcilerin yönlendirdiği projeler ile çözülmeye çalışıldı. Biz, ortalama yaşı 34 olan 97 bin kişilik bir topluluk olarak, artık yeni uygulamalarımızı Y kuşağının adaptasyonu için değil, Y kuşağının liderlik edeceği şekilde tasarlıyoruz. Dijital dönüşüm kapsamında, çalışan deneyiminin bütünsel anlamda dijitalleşmesi yönünde kararlı adımlar atıyoruz.

YETENEK HAVUZU GELİŞİYOR

Paylaşım ekonomisi alanında yeni uygulamalar sunarak, Koç Topluluğüna has bir rekabet avantajı olarak gördüğümüz takımdaşlık ve işbirliğini çalışma arkadaşlarımızın gündelik yaşamlarına da yansıtmayı hedefliyoruz. Dünyanın alanındaki en iyi kurumlan ile işbirliği yaparak geliştirdiğimiz birçok liderlik gelişim programını devreye aldık, kapsamı artırarak daha iyilerini devreye almaya devam edeceğiz.

Bu programları farklı seviyelerdeki tüm çalışma arkadaşlarımıza sunarak, zamanın ruhunu okuyan ve dijital yetkinlikler ile donanmış yetenek havuzumuzu geliştiriyor ve bu havuzu geleceğimizin garantisi olarak görüyoruz.

Y KUŞAĞININ ZAYIF VE GÜÇLÜ YANLARI

Assessment Systems’in yaptığı bir araştırma, Y kuşağını öne çıkaran ve gözden düşüren özellikleri ortaya çıkardı. Araştırma sonuçlarına göre sorunları değerlendirme ve sonuçları inceleme Y kuşağının güçlü yönleri arasında. Ancak Y kuşağı yenilik yaratma konusunda aynı derecede güçlü değil. Kısacası Y kuşağı, ellerindeki bilgiyi doğru bir şekilde kullanıyor ve sorunları anlamak konusunda son derece iyi ama sorunları çözmek için gerekli olan yeni fikirler üretme, olasılıkları araştırma, strateji geliştirme gibi konularda o kadar da iyi değil. Y kuşağının geliştirmesi gerekten diğer özellikleri ise dayanıklılık sergileme, değişime uyum ve destek verme. Diğer bir deyişle, bu kuşağın çatışmaları çözüme kavuşturma, pozitif düşünme, değişimi benimseme, insanları anlama, onlara değer verme ve takım çalışması gibi konularda kendilerini geliştirmeleri gerekiyor.

İK’CILARIN 4 GÜNDEM MADDESİ

2017’de insan kaynaklan yöneticileri hangi konulara odaklanacak? Bu sorumuzu dünyanın önde gelen üst düzey yönetici seçme ve yerleştirme şirketi Korn Ferry’nin Türkiye yöneticisi Nilgün Langenbergyanıtladı. Langenberg, 2017’de İK yöneticilerinin ajandasında yer alacak konularışöyle sıralıyor:

  1. Daha fazla VUCA (Volatility-Değişken, Uncertainty-Belirsiz, Comp-lexity-Karmaşık ve Ambiguity-Muğlak): Tüm dünyada hassasiyetlerin, belirsizliklerin, karışıklıkların arttığı dönemlerden geçiyoruz. Bu durumda hem liderlerin hem de organizasyonların çevikliğini yükseltmesi, daha fazla risk alması, hızlı karar vermesi ve hızlı uygulamaya geçmesi gerekecek.
  2. Performans odaklılık: Yetersiz performansa müsamaha azalacak. Performans yönetimi 2017 İK ajandasının en önemli konularından biri olacak.
  3. Yetenek yönetimi: Yetenek yönetimi artık stratejik ve bütünsel bir konu olarak ele alınacak. Önce iş stratejinizi yetenek yönetimi stratejisine dönüştürmeniz lazım, işinizde başarılı olmak için gereken yetkinlikleri belirliyorsunuz, mevcut durum ile gelecek vizyonu arasındaki farkı tespit edip bunu gidermek için gerekli aksiyon planını yapıyorsunuz. Yetkinlikleri tüm insan kaynakları süreçlerine entegre ediyorsunuz. Özellikle işe alım, performans yönetimi ve eğitim, yedekleme süreci, kültür ve liderlik gelişimi ve ücretlendirme asla unutulmamalı.
  4. İşveren markasını ve bağlılığı yönetmek: Şirketler nasıl kendi ürünlerinin 4 ve servislerinin pazarlanması için ciddi stratejik planlar yapıyorlarsa, artık kendi işveren markalarını da oluşturmak ve yönetmek zorunda. Buradaki başarı şirketin hem mevcut hem de gelecekteki çalışanları ile iletişim kurmasında ve bağlılık yaratmasında çok önemli rol oynuyor. Önümüzdeki dönemde hızlı, etkin ve anlamlı iletişim çok daha önemli olacak.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir