Cumartesi , Kasım 25 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / 2015 ara trendlerin yılı olacak

2015 ara trendlerin yılı olacak



2015 yılı için tek yönlü bir strateji oluşturmayın. Yılın ilk yarısında faiz indirimi ve seçimlere yönelik beklentiler Borsa İstanbul’u olumlu etkileyebilir. Ancak yılın ikinci yarısında FED baskısı öne çıkacak…

2015 yılı takviminde en önemli beklenti hiç şüphe yok ki, FED’in faiz artışına ne zaman başlayacağı… Ancak bu konuya ve tarihe saplanıp fırsatları da göz ardı etmemek gerekiyor. Biz 2015’in fırsatlarla dolu ara trendleri olan bir yıl olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle 2015 için tek yönlü bir strateji oluşturmayı doğru bulmuyoruz.

sikilastirici para politikasi

YÜKSEK BORÇLU AB ÜLKELERİ

Bu hafta 2015’e geniş bir pencereden bakmaya çalışacağız. Olası riskleri, devam eden sorunları, izlenecek göstergeleri, fırsatları ve beklentilerimizi paylaşacağız. Piyasanın üzerinde karabasan gibi duran bir FED faiz artış süreci olsa da, bu beklentinin uzun zamandır fiyatları etkilediğini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu konu artık herkes tarafından bilindiği için şok etkisi yaratmaktan ziyade dönemsel hareketlere sebep olacağı kanaatindeyiz. Yine de ilk faiz artışının sert fiyat hareketlerine neden olabileceği göz önünde bulundurulmalı. 2015’in sürprizinin FED faiz artışı olmayacağını düşünüyoruz. Biz 2015 ve sonrası için en büyük riski, AB’nin yüksek borçlu ülkelerinin oluşturduğunu düşünüyoruz. Bu ülkeler düşük faiz ve bol likidite ortamında bu borçları çevirmekte çok fazla zorlanmadılar.

Herhangi bir sebeple FED faiz artışı, dünyanın başka bir yerinde örneğin Rusya, Venezüella gibi bir ülkedeki temerrüt, jeopolitik bir risk ya da başka bir neden fark etmez, faizler artarsa bu ülkelerin borç çevirmede sıkıntı yaşadığını görebiliriz. Bu nedenle yıl boyunca ekranların bir köşesinde AB’nin bu yüksek borçlu ülkelerinin faiz ve CDS rakamlarını takip faydalı olacaktır.

BÜYÜME VE SERMAYE

Biz 2015 yılı için en büyük risk olarak bu ülkelerin yüksek borçlarını görürken, en büyük problemin de büyüme ivmesinin bir türlü artırılamamış olması olduğunu düşünüyoruz.

ABD’de durum biraz daha farklı; alman önlemlerin meyvesi toplanmaya başladı orada. Ancak dünyanın geri kalanı özellikle AB için durum aynı değil. Bu farklı büyüme hızları ve alınacak önlemler ülkeler ve ürünler arasında çok ciddi farklılaşmalar yaşanmasına neden olabilir. Bu da küresel sermaye için doğru zamanda doğru yerde olma arayışının artmasına, bir başka ifadeyle sermaye akımlarının yönünün sık sık değişmesine neden olacak.

Bu olası durum yüksek volatilite ve önemli fırsatlar oluşturacak ara trendlerin temel dayanağını oluşturacak. Bu nedenle küresel sermaye akımlarının yönünü iyi analiz etmenin önemi daha da artıyor.

TÜRBÜLANSLAR ALIM FIRSATI OLABİLİR

Riskler ve problemler olsa da 2015 yılı için aslında mevcut görünümde iç karartacak bir tablo olmadığını düşünüyoruz. Bahsettiğimiz yüksek borçlu ülkeler, risk oluşturuyor olsa da bu ülkelerin temerrüdünü 2015 yılı baz senaryomuz içine almıyoruz.

Ancak bu ülkelerin neden olacağı sert dalgalara da hazırlıklı olunmalı. Özellikle AB tarafında önceki yıllarda olduğu gibi Avrupa Merkez Bankası’mn (ECB) herhangi bir üyesinin temerrüde düşmesine izin vermeyeceği düşüncesindeyiz. Bu nedenle sert türbülanslar oluşturacak bu zamanlar hisse senetlerinde orta vadeli yeni alım için değerlendirilmeli.

2015’TE FAİZ İNDİRİMİ OLUR MU?

İçeriye döndüğümüzde ise 2015’e yönelik en önemli beklentiler, düşüş eğilimine girmesi beklenen enflasyonla birlikte gelecek faiz indirimleri ve haziran (nisan ya da mayıs da olabilir) ayında yapılacak seçimler olarak görünüyor.



Geçen yıl TCMB yılın başında şok bir faiz artışı gerçekleştirmiş,-yılın ikinci yarısında ise ölçülü olarak adlandırılabilecek faiz indirimlerine gitmişti. Bu indirimlere gerekçe olarak da finansal oynaklıkların azalması, likidite koşullarında iyileşmeler, risk iştahının olumlu seyretmesi, gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımlarındaki zayıflama eğiliminin tersine dönmesi gösterildi.

2015’te faiz indirimi olup olmayacağı, enflasyonun yanında yine bu göstergelerdeki gelişmelere bağlı olacak. Özellikle kur hareketleri TCMB’nin faiz kararında belirleyici olacak. Bizim buradaki beklentimiz, yılın ilk yarısında gelişmekte olan ülkelere ve özellikle Türkiye’ye yönelik sermaye akımlarının dalgalanmalar olsa da devam edeceği yönünde. Bu nedenle kurlardaki istikrarın çok fazla bozulmayacağı, bunun da TCMB’nin faiz indirimine olanak tanıyacağını düşünüyoruz.

GENEL SEÇİM VE PİYASALAR

Seçimler Türkiye’de 2015’in en önemli beklentilerinden biri. Yapılan son anketlere ve bunların ortalamalarına baktığımızda mevcut siyasi yapının devam edeceği sonucunu çıkarıyoruz. Bu da 2007 ve 2011 yıllarına benzer bir seçim dönemi yaşanma ihtimalini artırıyor. Seçim dönemlerinde piyasanın en önemli özelliği, piyasanın seçim sonuçlarına ilişkin bir tahmini varsa bu seçimden önce fiyatlanıyor ve seçim sonrası bu beklenti realize ediliyor. Aksi durum söz konusu ise yani seçim sonuçları herkes için sürprizler içeriyorsa bu durumda, seçim öncesi belirsizlik satılıyor, seçim sonuçlarının ardından hükümet kurulma ihtimali varsa hükümet kurulup ekonomik program açıklanana kadar coşku devam ediyor.

Bu yılki seçimlere döndüğümüzde ve anket sonuçlarını baz aldığımızda -ancak burada bugünkü anketlerden ziyade seçime yaklaştıkça yapılan anketlerin daha önemli olduğunu hatırlatmak gerekiyor- seçim belirsizliğinin düşük olduğu görülüyor. Bununla birlikte seçime 4-6 ay arasında bir zaman olduğunu ve bu dönemde çok fazla değişiklik olabileceğini de bir kenara yazmakta fayda var. Mevcut yapı devam ‘ ederse seçimden çok seçim öncesi aday belirleme süreci daha önemli hale geliyor. Aday listesinde ekonomi kurmayları tarafında piyasanın hoşuna gidecek isimler yer alırsa seçim fiyatlaması coşkulu olabilir. Aksi durumda muhtemel yeni ekonomi kabinesine girecek isimlerin söylemleri fiyatlamalarda dalgalanmalar yaratarak seçim etkisinin sınırlı kalmasına neden olur.

Bu süreçte en çok aday gösterilecek ve gösterilmeyecek isimler spekülasyonu ön plana çıkabilir. AK Parti’nin geçmişteki uygulamalarını göz önünde bulundurunca adaylık listesinin son ana kadar gizli tutulacağını bu nedenle söylemlerin çoğunun dedikodu olarak kalacağını da unutmamak gerekiyor.

Yeni yılınızı başta sağlık, devamında mutluluk, huzur ve bol kazanç getirmesini temenni ederek kutluyorum.

Borsa ve kur tahminleri…

2014’ün ardından 2015’in de volatil bir yıl olacağını tahmin ediyoruz. Yılın ilk yarısında faiz indirimi beklentisi, seçimlere yönelik beklentiler, temettü beklentileri ve AB’nin genişlemeci hamleleri Borsa İstanbul için beklentileri yükseltiyor. Ancak yılın ikinci yarısı için FED baskısı nedeniyle biraz daha endişeliyiz. Bu süreçte Borsa İstanbul’da yılın ilk yarısında yükselişlerin devam etmesini bekliyoruz. Bu yükselişte de BİST-100 endeksinin 95.000/100.000 aralığını test edebileceğini düşünüyoruz. Bu yönde yükseliş olursa yükseliş özellikle endeksle korelasyonu yüksek olan hisselerde ileride olacak türbülanslarda yeniden almak için satış fırsatı olarak değerlendirilmeli. 2015 için baz senaryoda hareket aralığını da 74.000/99.000 olarak tahmin ediyoruz.

Dövizler tarafında yılın ilk yarısında daha stabil bir dönem olacağı kanaatindeyiz; ancak yılın ikinci yarısında FED faiz artış süreci gelişmekte olan ülkelere olan sermaye akımını terse döndürecek olursa TL’de de hızlı değer kayıpları görülebilir. Bu durum kurlarla birlikte faizlerin yeniden yukarı yönlü hareketlenmesine neden olur.

2015’te de “dolar mı euro mu” sorusuna yine “dolar” olarak cevap veriyoruz. Dolar/TL’de uzun vadeli alımlar yapmak yerine sert düşüşleri, kısa vadeli alımlar için değerlendirmenin faydalı olacağı düşüncesindeyiz. Kur için yıl sonu kapanış hedefimiz 2.45/2.50 aralığı iken yıl ortalamasının 2.35 civarında oluşmasını bekliyoruz.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir