Salı , Kasım 21 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / 2014 yılının ikinci çeyreği nasıl geçecek?

2014 yılının ikinci çeyreği nasıl geçecek?



Yılın ikinci çeyreği nasıl geçecek?

ikinci ceyrekÖnümüzdeki iki aylık süreçte piyasalar içeride cumhurbaşkanlığı seçimine odaklanırken dışarıda ECB’nin atacağı adımları izleyecek. Yatırımcılar bu süreçte belirli seviyeler arasındaki dalgalanmadan faydalanmaya çalışabilir…

YILIN ikinci çeyreği gerek yurtiçi gerekse yurtdışı piyasalar açısından daha sakin geçmeye aday görünüyor. İçeride ana gündem cumhurbaşkanlığı seçimi iken, dışarıda bizi ilgilendiren en önemli gelişme Avrupa Merkez Bankası’nm (ECB) yeni bir genişleyici politika için atacağı adımlar olacak.

Her iki konunun da netlik kazanması için bu çeyreğin sonlanması gerekecek. Bu nedenle bu çeyreğin geri kalanı olan mayıs ve haziran aylarında net bir trend oluşturamayan, dönemsel haber ve gelişmelere göre dalgalanan bir piyasa izlememiz en olası senaryomuz. Bu nedenle bu dönemde al-tut ya da sat-tatile çık stratejileri yerine belirli seviyeler arasındaki dalgalanmadan faydalanmaya çalışmak daha doğru bir strateji olabilir.

TCMB FAİZLERİ NE ZAMAN İNDİRİR?

TCMB’nin geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği genel kurulda TCMB Başkanı Erdem Başçı’nın açıklamalarında öne çıkan en önemli söylem bizce yüksek reel faizin nedeninin yüksek enflasyon olduğu vurgusunun yapılmasıydı. Bu nedenle enflasyonda düşüş eğilimi görülmeden faizlerde yapılacak indirimlerin kalıcı olması ve piyasanın buna olumlu reaksiyon vermesi bizce düşük.

Enflasyonun zirve yapması beklenen mayıs ve haziran ayı ve sonrasındaki düşüş beklentisi şekillenmeden TCMB’nin faizlerde aşağı yönlü atacağı adımlar erken olarak algılanacak.

Mart ortasından beri gelişmekte olan piyasalara yoğunlaşan ilginin kalıcı olup olmayacağı da bu zaman diliminde test edilmiş olacak. Ayrıca Avrupa Merkez Bankası’nm atması beklenen ve bizce gelişmekte olan ülkelerde özellikle bizim piyasalarımızda olumlu etkiler oluşturan genişlemeci adımların zamanı ve boyutu da tahminen bu çeyreğin sonlarında netleşmeye başlayacak.

TCMB’nin gerek siyasetteki gerekse ekonomideki bu verileri baz alarak yeni bir politika sürecine girmesi bizce daha makul. Tüm şartlar TCMB’yi destekleyecek olursa büyümeye yönelik adımların cari açığın finansmanında ve enflasyonda endişeleri düşüreceği bir gerçek. Bunun için de TCMB’nin en azından haziran sonuna kadar izlemede kalması daha makul görünüyor. Bu dönemde özellikle de dış piyasalar ve gelişmekte olan piyasalardaki konjonktür tekrar mart öncesine dönecek olursa TCMB’den sadece iç siyasi gelişmelere bakarak, büyümeyi destekleyecek adımlar atmasını beklememek lazım. Geçen hafta da bu perspektifte TCMB Para Politikası Kurulu toplantısının ardından sadece geç likidite penceresi borç verme faiz oranlarında (Bankalararası Para Piyasa-sı’nda saat 16:00-17:00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borç verme faiz oranı) teknik bir indirim yaptı. Politika faizi, gecelik borç alma ve borç verme faizleri ile zorunlu karşılıklarda herhangi bir düzenleme; yapılmadı. Bu kararın piyasamıza yansıması ise her enstrümanda farklı oldu. BIST’te zorunlu karşılıklara faiz verilmemesi nedeniyle bankalar öncülüğünde satış, dolar/TL’de referans faizlerde indirim olmaması nedeniyle düşüş ve faizler tarafında ise beklenti TCMB’nin ikincil piyasada ortalama fonlama maliyetini yüzde 10 civarına düşürmesiyle önceden fi-yatlandığı için çok önemli bir değişim olmadı. . Açıklanan metin ise piyasayı ileride olabilecek bir faiz indirimine de hazırlar görünümde oldu. Ancak bu, bizce hazirandan önce çok mümkün görünmüyor.



AVRUPA MERKEZ BANKASI BEKLENTİSİ

Avrupa Merkez Bankası’mn (ECB) yakın bir zamanda (bizce haziran ayı ya da sonrasındaki birkaç aylık dönem içinde) açıklaması beklenen genişlemeci adımları, Avrupa ekonomisinin canlanması kadar Türkiye için de olumlu. Gelişmekte olan ülkeler içinde coğrafi konumu ve bölge ile olan ticari ilişkileri göz önünde bulundurulduğunda bu yönde atılacak bir adım Türkiye’yi diğerleri içinde ön plana çıkarabilir. Önümüzdeki birkaç aylık süreçte bizim için en olumlu beklenti de bizce bu.

Bu nedenle bu süreçte ECB’den gelecek açıklamalara bu gözle bakmak ve açıklamaları hafife almamak gerekiyor. Yukarıda bahsettiğimiz dış şartların TCMB’yi genişlemeci adım atması yönünde destekleyebilecek en önemli faktör de bu.

BU HAFTAYA DAİR…

Bu hafta içeride ana gündemimiz 30 Nisan’da açıklanacak olan enflasyon raporu olacak. TCMB Başkanı Erdem Başçı, geçen haftaki genel kurulda enflasyon hedefinde bir revizyon olabileceğini belirtmişti. Bu revizyonun boyutu ve raporda geçecek öngörüler piyasa tarafından takip edilecek. Dışarıda ise ABD’den gelecek istihdam verileri izlenecek.

FED’den son dönemde gelen açıklamalar net bir şekilde piyasayı üzecek adımlar atma konusunda aceleci olunmayacağını gösterdi. Bu nedenle önceki haftalara göre istihdam rakamı heyecanının düşük olacağını düşünüyoruz.

Altında enformasyon/formasyon uyumsuzluğu sonlandı

Altın, perşembe günü son günlerdeki en sert hareketlerinden birini daha yaptı. Gün içinde 1.268 dolara kadar düşen altın, yaklaşık bir buçuk saat içinde 1.298 dolara kadar yükseldi. Bu hareketi teknik olarak tam bir “Ayı Tuzağı” olarak yorumlamak mümkün. Aynı zamanda uzun süredir devem eden “enformasyon-formasyon” uyumsuzluğunun son bulması olarak yorumlamak da mümkün. Altın perşembe günkü düşüşün arından bu tepkiyi hem teknik hem de Rusya ile Ukrayna arasında tırmanan gerginlik haberlerinin etkisiyle yaptı. Bu nedenle 1.280 dolar altına yeniden sarkılma ihtimali düştü. Bu hareket neticesinde altında yeniden 1.280 dolar altına sarkma ve buranın altında günlük kapanışlar görmediğimiz sürece aşağı yönlü pozisyon almanın riskinin daha yüksek olacağını düşünüyoruz. Başka bir ifadeyle 1.280 dolar altında kapanışlar olmadığı sürece altında stratejinin alım üzerine kurulması gerektiği kanaatindeyiz. Buralardan yapılacak alımlarda hedefler ise 1.315 ve ardından 1.345 dolar olmalı. Sebebi ne olursa olsun 1.280 dolar altındaki kapanışlarda temkinli olmak gerekecek.

Borsada hangi seviyelerden alım yapılmalı?

Borsa İstanbul (BIST) ve genel olarak piyasalarımızda önümüzdeki birkaç aylık süreçte yeni bir trend yakalanması ya da mevcut trendin tamamen terse dönmesi için bir neden görünmüyor. Bu nedenle geniş bîr kanal içinde dalgalanma en olası senaryomuz. Bu süreçte BIST-İOO endeksinde aşağıda 69 bin (68 bine kadar olabilecek sarkmalar da kabul edilebilir) yukarıda ise 75.500/76.000 aralığındaki yaklaşık yüzde 10’luk bir aralıkta dalgalanma baz senaryomuzu oluşturuyor. 68 bin altında bir trend oluşması için içeride siyaseten çok ciddi bir belirsizlik ya da çevremizde bir savaş, gelişmekte olan ülkelerin toptan satılmasına neden olacak bir gelişme vs. yaşanması gerekecek, 76 bin üzerinde yükselişin yeni bir trend kazanması içinse ECB’nin genişleme adımı, içeride de aynı anda Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın kim olacağının netleşmesi gerekecek. Tüm bunlar için yılın üçüncü çeyreği beklenecek. Bu beklentiler düşüşleri sınırlayacak bir etken olarak da durmakta. Bu nedenle bahsettiğimiz 69 bin civarına olacak bir gerilemenin birkaç aylık vade için alım fırsatı olacağım düşünüyoruz.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir